(818 S. K. m. 260)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı karar, davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kira alacağının tahsili için tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın kısmen kabulüyle kiralananın tahliyesine, takibin devamına karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2) Davalı vekili kiralananın tahliyesine ilişin karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 1.1.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesini V. A. ile dava dışı R. A. kiralayan sıfatıyla imzalamış, icra takibi kiralayanlardan sadece davacı V. A. tarafından başlatılmış, dava da adı geçen tarafından açılmıştır. Dava konusu taşınmazın tahliyesine karar verilebilmesi için, icra takibinin zorunlu dava arkadaşlığı sebebiyle tüm kiralayanlar tarafından yapılması ve davanın da birlikte açılması gerekir. Dava açılmasındaki bu noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün ise de, temerrüt ihtarı yerine geçen takibin kiralayanlar tarafından birlikte yapılması zorunludur. Bu şekilde yapılmayan takip sonucu düzenlenen ödeme emri davacıya tahliye hakkı vermez. Bu durumda, mahkemece tahliye davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Karar bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte yazılı sebeplerle kararın kiralananın tahliyesine ilişkin kısmının BOZULMASINA ve istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.4.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy