(2004 S. K. m. 269/A)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, İİK'nun 269/a maddesine dayalı tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, kira alacağının tahsili amacıyla davalılar hakkında Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2009/12228 sayıl dosyasında icra takibi yaptıklarını, ihtarlı ödeme emrinin tebliğine rağmen yasal süresinde borca itiraz edilmediği gibi takip konusu borcun da ödenmediğini belirterek temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 16.03.2010 tarihli oturumda, davalıların yasal sürede borca itiraz ettiklerini yapılan haciz işlemi sırasında öğrendiğini, vaki itirazın kaldırılması için ayrı bir dava açtıklarını belirterek, eldeki dava ile itirazın kaldırılmasına yönelik açılmış olan davanın birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece isteğin reddine karar verilmiştir.
Davalı borçluların yasal süresi içinde borca itiraz ettikleri anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/270 esas sayılı dosyasında itirazın kaldırılmasının istendiği bildirildiğinden mahkemece ilgili dava dosyası incelenerek, koşullarının bulunması halinde her iki davanın birleştirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy