(4721 S. K. m. 698)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar; davalılardan İ. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, bir adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, taşınmazdaki paydaşlığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan İ. tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi halinde, dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı, ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşlara, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu 1129 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ev, ahır ve samanlık niteliğinde muhdesatlar olduğu belirlenmiştir. Muhdesatların aidiyeti konusunda tapu kaydında şerh vardır. Tapu kaydına göre taşınmaz üzerindeki ahşap ev, ahır ve samanhane T. kızı Ş.'ye ait olduğu yazılıdır. Muhdesatların aidiyeti konusunda şerh bulunduğuna göre, bu durumda mahkemece dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesat oranı belirlenerek bu oranın muhdesat sahibine geri kalan payın ise taraflara payları oranında verilmesi gerekirken muhdesatların oranı yazılmadan satış kararı verilmesi ve ayrıca taşınmazın paylı ve elbirliği mülkiyete tabi olması nedeni ile satış bedelinin tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki paylarına göre dağıtılmasına karar verilmesi gerekeceği ve satış bedeli üzerinden % 09,9 harç alınması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy