(2004 S. K. m. 275)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 10.06.1995 başlangıç tarihli ve altı yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralayan 10.05.2008 tarihinde vefat etmiş olup, kiralayan mirasçıları tarafından, sözleşmeye dayanılarak 23.03.2010 tarihinde başlatılan tahliye istemli icra takibinde (Erdek İcra Müdürlüğü 2010/367 esas), aylık 400 TL üzerinden, Haziran 2009 - Mart 2010 arası ödenmeyen 4.000 TL kira alacağı ve işlemiş faizinin tahsili istenilmiştir. Davalı borçlu tarafından süresinde verilen itiraz dilekçesinde; aylık kira parasının 400 TL olmayıp 31.12.2009 tarihine kadar 160 TL, sonrasında ise 185 TL olduğunu, takibe konu ayların kira paralarının mutat uygulama ve zımni anlaşma uyarınca her ay PTT havalesi ile gönderildiğini, takibe konu aylardan, Haziran-Kasım 2009 arası ayların Erdek İcra Müdürlüğünün 2009/2495 esas sayılı dosyası ile, keza Aralık 2009 ayına ilişkin kira parasının Erdek İcra Müdürlüğünün 2009/2499 esas sayılı icra dosyası ile mükerrer takibe konu yapıldığını belirterek borca itiraz etmiştir. Alacaklılar vekili tarafından itirazın kaldırılması ve tahliye istemiyle açılan işbu dava sonunda mahkemece, takibe konu ayların kira paralarının PTT havalesi ile gönderildiği, davalının kira borcu bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak kira ilişkisinin varlığını ve kira miktarını ispat yükü kiralayana, belirlenen kira parasını zamanında ve tam olarak ödendiğini ispat yükü de kiracıya aittir. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta göz önünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir.
Somut olayda, kiralayan 10.05.2008 tarihinde vefat etmiştir. Erdek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/169 esas 2008/260 karar sayılı mirasçılık belgesine göre davacıların kiralayanın mirasçıları oldukları anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından gönderilen 29.06.2009 tarihli noter bildirimi ile, kira paralarının bundan böyle İ. C. mirasçılarına ödenmesi gerektiği davalı borçluya ihtar edilmiştir. Noter bildiriminin tebliğinden itibaren kira paralarının kime ödenmesi gerekeceği davalı borçlu tarafından biliniyor demektir. Bu tarihten itibaren kira paralarının mirasçılara ödendiği, yukarıda açıklanan usule göre davalı borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Davalı borçlu tarafından sunulan PTT havale makbuzları konutta ödemeli olmayıp yasal ödeme olarak kabulü mümkün değildir. Öte yandan havale paralarının ilgilisince alınmadığı ileri sürülmüş olup mahkemece bu yön üzerinde de durulmamıştır. Bu durumda mahkemece, mirasçı R. C. adına gönderilen kira paralarının ilgilisince alınıp alınmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy