(1086 S. K. m. 569)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece, satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. H.U.M.K.nun 569. maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince:
Davaya konu ve satışına karar verilen 3 parsel numaralı taşınmazda, paydaş olarak yer alan ve davada davalı olarak husumet yöneltilen M. çocukları S. S. ile O. S.ının temyiz dilekçesine ekli nüfus cüzdanı kimlik bilgilerinden, 18 yaşından küçük ve reşit olmadıkları görülmektedir. Bu durumda mahkemece adı geçenlerin nüfus kayıt örneklerinin ilgi nüfus müdürlüğünden getirtilerek incelenmesi, reşit olmadıkları anlaşıldığı takdirde, yargılamanın kanuni temsilci huzurunda yapılması gerekeceğinden taraf teşkili tamamlanmadan yazılı şekilde satış kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de, bir kısım davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, paydaşlığın giderilmesi davalarının özelliği gereği bu davalılar yararına da vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değildir Hüküm bu sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy