(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait tarihi bağ evinin ve müştemilatının 27.2.1991 tarihli protokolle ve onbeş yıl süre ile davalıya kiralandığını, sürenin 26.2.2006 tarihinde sona erdiğini, davacının taşınmazın kiralananın Türk Kültürünü dünyaya tanıtmak amacıyla yeniden tefriş ederek kullanacağından ihtiyacının bulunduğunu, bu nedenle sözleşmenin yenilenmeyeceğinin 21.12.2005 tarihli ihtarname ile davalıya bildirilmesine karşın sonuç alınamadığını belirterek, davalının G.O.P Mahallesi U... M... sok no:24 ve 24/A Çankaya adresinde bulunan kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, taşınmaz üzerinde bulunan 24/A No'lu taşınmazın davalı tarafından yaptırıldığını ve protokol dışında olduğundan tahliyesinin istenemeyeceğini, davanın süresinde açılmadığını, davalının protokolün 17. maddesi gereğince ve 8.2.2006 tarihli yazısı ile sürenin uzatıldığını davacıya bildirdiğini, davanın kötü niyetle açıldığını, ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını, kiralananın belirtilen işin yapılmasına elverişli olmadığı gibi davacının hizmet kapsamına daha uygun tesis ve olanaklarının bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, 24/A nolu taşınmaz hakkındaki davanın reddine, 24 nolu kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, ihtiyaç iddiasına dayanarak tahliye istemiştir. Mahkemece, kiralananın hasılat kirasına tabi olduğu kabul edilerek başka sebeplerin varlığı aranmaksızın salt süre bitimi sebebiyle dava konusu 24 nolu bağ evinden tahliyeye, 24/A nolu yer ile ilgili tahliye isteminin reddine karar verilmiştir. Davalının temyizi üzerine Dairemizin 14.10.2008 gün ve 9419-10808 sayılı ilamı ile mahalli mahkemenin kararı düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Davacının tarafından karar düzetme isteminde bulunması üzerine Dairemizin 10.3.2009 gün ve 655-1923 sayılı ilamı ile taşınmazın hasılat kirasına tabi olmadığı, 6570 Sayılı Yasa hükümlerine tabi olduğu, ancak ihtiyaç iddiasının değerlendirilmediği belirtilerek davacının ihtiyacının kanıtlanmasına yönelik delillerinin toplanması ve varsa davalının karşı delillerinin toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, gerekçesi ile bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Bozmadan sonra dava konusu kiralananın başında ve davalı vekilinin, davacı belediyeye ait başka yerlerde taşınmazları bulunduğuna ilişkin savunmasına göre, mukayeseli keşif yapılmıştır. Bilirkişilerce verilen 26.8.2010 tarihli raporlarında, 24 kapı numaralı bağ evinin zemin + asma kat+1 normal katlı ve yığma inşaat tarzında yapılmış, her kat 140 m2 olmak üzere 420 m2 alanlı olduğu, davacıya ait 16571 ada 1 parselde Dikmen Vadisi içerisinde 415 m2 alanlı boş bir yerinin olduğu,13492 parselde 154 m2 alanlı Ankara evine benzetilerek yapılan iki katlı binanın yeni mahalleliler derneğince kullanıldığı,34381 adada bulunan Ankara evlerine benzetilerek yapılan ve kafe olarak kullanılan yerin alanının 180 m2, restaurant olarak kullanılan üç katlı binanın alanının da 354 m2 olduğunu, 10035 ada 1 parseldeki binaların ise, altınpark içinde 180 m2 alanlı bir yerin kapalı olduğunu, yine aynı yerde restaruant ve kafeterya olarak kullanılan 800 m2 alanlı bir yerin olduğunu belirttikten sonra tahliyesi talep edilen 24 nolu bağ evinin iç yapısal özellikleri ve kullanım alanı yönüyle davacının ileri sürdüğü önemli gün ve bayramların yıl dönümü etkinliklerini kutlamak için küçük ve yetersiz kalabileceğinden tapu kayıtlarında davacı Büyükşehir Belediyesine ait çok sayıda taşınmaz bulunduğundan ve bu ihtiyaçlarını karşılayacak daha büyük başka taşınmazları olması nedeniyle dava konusu taşınmazın tahliyesinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Her ne kadar davacı belediyeye ait başka taşınmazları varsa da yapılan keşifte bu taşınmazların bir kısmının kafe-lokonta ve kafeterya olarak çalıştırıldığı ve boş olmadığı anlaşılmaktadır. Dikmen Vadisinde boş alan taşınmazın ise alan olarak dava konusu taşınmazdan küçük olduğu açıktır. Bu nedenle tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu yer, diğer yerlerden daha üstün vasıflı olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda, keşif esnasında görülmeyen ve bu nedenle mukayesesi yapılmayan, nitelikleri belirlenmeyen ve halen boş olup oldukları saptanamayan bir kısım yerlerden bahsedilmesinin eldeki davayı etkiler bir yönünün bulunmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan dava konusu kiralananın tahliyesi için belediye meclisi tarafından karar alınmış, kiralanana neden ihtiyaç duyulduğu somut bir şekilde açıklanmıştır. Kamu kurumu niteliğindeki belediyenin kamu hizmetlerinin görülmesi için, kiraya verilen taşınmazlara ihtiyaç duyabileceği ve bu ihtiyaçları nedeniyle tahliyeye karar verilmesi gerektiği, yargısal içtihatlarda öteden beri kabul edilmektedir. Bu itibarla ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olduğunun kabulü ile tahliyeye karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy