(818 S. K. m. 484)
Dava ve Karar: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması isteminde bulunmuş, mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 24.6.2005 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 6.1.2009 tarihinde başlattığı icra takibi ile ödenmeyen 2008 yılı Aralık ayı kira parası ile muaccel hale gelen 2009/6. aya kadar kira paralarının ödenmesini istemiştir. Mahkemece kiralananın 1.1.2009 tarihinde tahliye edildiği, ancak kira sözleşmesinin 3. maddesine göre Aralık 2008 ayı kira parası ödenmediğinden dönem sonuna kadar ki kira paralarının muaccel olduğu gerekçesiyle itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde tahliye isteminde bulunmamış, kiralananın sözleşmeye uygun teslim edilmediğini belirtmiştir. Davalı vekili kiralananın anahtarlarını Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/12 Değişik İş nolu dosyasına teslim ettiğini savunduğuna göre mahkemece anahtarın teslim edilip edilmediği, anahtar dosyaya tevdi edilmişse buna dair davacı kiralayana bildirimde bulunup bulunulmadığı araştırılarak kiracının anahtar tesliminin davacıya bildirdiği tarihe kadar kira paralarından sorumlu tutulacağı, davacının kira dönemi sonuna kadar ki isteğinin tazminat hukukuna ilişkin olduğu, erken tahliye nedeniyle yoksun kalınan kira parasının tespitinin yargılamayı gerektirdiği gözetilmeden tüm kira alacağı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Davacı ile kiracı arasında düzenlenen 24.6.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini davalılardan Samet Oğuz ortak zincirleme kefil borçlu sıfatıyla imzalamıştır. Kira sözleşmesinin 8. maddesinde kefilin kefaletinin sözleşme süresince devam edeceği kararlaştırılmıştır. Borçlar Kanununun 484. maddesi hükmü gereğince yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira parasının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini, kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca kiracının ödemekle yükümlü olduğu kira parasından sorumludur. Kefaletin geçerli olabilmesi, kefilin sorumlu olacağı miktarın ve kefalet süresinin belirlenmesi koşuluna bağlıdır. Ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira sözleşmesine konulan böyle bir kefalette, kefil kefalet süresini ve sorumlu olacağı miktarı bilemeyeceğinden ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokacağından kefalet geçerli değildir. Bu durumda kefil icra takibi ile istenen sorumlu olduğu dönem dışında kalan kira borcundan sorumlu tutulamaz. Açıklanan nedenle kefil hakkındaki istemin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 05.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy