(4721 S. K. m. 644)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, tarafların miras bırakan S. T.'ın mirasçıları olduğunu, davaya konu 241 numaralı parseldeki 21/120 payın miras bırakana ait bulunduğunu, taşınmazla ilgili olarak halen mirasçıların intikal işlemi yaptırmadıklarını, davacıların miras bırakandan intikal edecek paylarını dava dışı O. D.'a satış vaadi sözleşmesiyle satmayı vaat ettiklerini, sözleşmenin ifası için elbirliği mülkiyetinin çözülmesinin gerektiğini belirterek, tapudaki verasette iştirak halinin çözülerek hisse oranlarının belirlenmesini istemiştir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmediğinden davalı H. T. duruşmalara gelmemiş ve bir savunmada bulunmamıştır.
Dava konusu edilen Arnavutköy Nakkaş Mahallesi 2431 parsel numaralı taşınmazın 21/120 payı tarafların miras bırakanı S. T. adına kayıtlı olup taraflar henüz tapuda intikal işlemi yaptırmamışlardır. Bu sebeple davacılar tarafından elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi için işbu dava açılmıştır. Mahkemece her ne kadar 5831 Sayılı Tapu Kanunuyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesiyle Kadastro Kanunu'na eklenen ek 3. maddesine göre elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi işleminde tapu sicil müdürlüğünün görevlendirilmiş olduğundan söz edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, anılan yasa maddesi idari yoldan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine dair olup maddenin 2. fıkrasında da isteme karşı bir itiraz ileri sürülmediği ya da ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı takdirde paylı mülkiyet olarak tescilin yapılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacıların Medeni Kanun'un 644. maddesi gereğince elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini istemelerinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davalıya Medeni Kanun'un 644. maddesi gereğince yöntemine uygun dava dilekçesi tebliğinin sağlanmasından sonra işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy