(2004 S. K. m. 269/B)
Dava ve Karar: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine, davalı borçlunun vaki itirazı üzerine davacı alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece itirazın kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Davaya ve icra takibine dayanak yapılan 10.10.2003 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli yazılı kira sözleşmesi, davacının miras bırakanı G. O. ile düzenlenmiştir. Dosyada mevcut mirasçılık belgesinde kiralayanın 29.8.2009 tarihinde öldüğü ve davacı dışında birden fazla mirasçı bıraktığı görülmektedir. Davacı dava dilekçesinde ve davalıya keşide ettiği 24.9.2009 günlü ihtarname içerdiğinde de kiralayanının öldüğünden bahisle, kiralananın, mirasçılara intikal ettiğini beyan etmiştir. Bu durumda kiralayanın ölümü halinde halefiyet esasına göre dava hakkı kiralayanın mirasçılarına geçeceğinden, davacının tek başına takip yapıp, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesini talep etme hakkı yoktur. Bu husus dava hakkına ilişkin bulunduğundan mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalı olmuştur. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy