(2004 S. K. m. 46, 58, 144, 269, 269/A)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, İ.İ.K.nun 269/a maddesine dayalı tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece takip talebinde takibin hangi yolla yapıldığı açıklanmadığından bahisle istemin reddine karar verilmiş, karar alacaklı kiralayan tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle kiralananın ilamsız icra yoluyla tahliyesinin sağlanması için başlatılan icra takip talebinde tahliye istemi yanında haciz yolunun seçildiğinin belirtilmemesinin takip talebini geçersiz kılıp kılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
İ.İ.K. nun 46, 144 maddelerinde düzenlenen genel haciz yoluyla takip, rehinle temin edilmemiş olan ve bir kambiyo senedine dayanmayan bütün para ve teminat alacakları için başvurulan bir ilamsız icra yoludur. Genel haciz yoluyla yapılan takip talebinin şartlarını belirleyen İ.İ.K.nun 58/5. fıkrasına göre alacaklı iflasa tabi borçlusuna karşı haciz veya iflas takibi yapabileceğinden takip talebinde haciz veya iflas yollarından hangisinin seçildiğinin gösterilmesi zorunludur. Kanunun düzenlemesi uyarınca ilamsız icra kural olarak yalnız para (ve teminat) alacakları için mümkündür. Bu kuralın istisnalarından biri olan kiralanan taşınmazların kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle ilamsız tahliyede (İ.İ.K. m. 269-269/a, 269/b, 269/c) takip talebi ve içeriği kural olarak genel haciz yoluyla takipteki 58. maddede gösterilen şartlar gibi ise de kira alacağından başka, kiracının tahliyesini de isteyen kiraya verenin takip talebi örneğinin 7 numaralı bölümünün karşısındaki boş yere tahliye istemini yazması yeterlidir. 24.11.2010 tarihinde başlatılan takip talebinde tahliye istemi bulunmaktadır. Borçlu kiracı iflasa tabi olmadığına göre yapılması gereken haciz takibidir. Nitekim takip talebinde haciz yolu yazılmamış ise de ödeme emri örneğinde kira alacağından dolayı haciz talep edilebileceği borçluya ihtar edilmiş, ödeme emrine itiraz edilmeyerek takip kesinleşmiş, alacaklı da İ.İ.K. 269/a maddesine dayanarak tahliye isteminde bulunmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere ilamsız icra yolunun istisnalarından olan bu takip talebinde tahliye isteminin bulunması zorunlu ve yeterli olup, takip yolunun belirtilmemiş olması kiralananın ilamsız icra yoluyla tahliyesinin istenmesine engel olmadığı gibi takibi de geçersiz kılmaz. Bu sebeple işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy