(818 S. K. m. 263)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dava, feshi ihbar sebebiyle akdin feshi ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 263 üncü maddesi kira, muayyen bir müddetle akdedilip de bu müddetin hitamında kiralayanın malumatı ile ve muhalefeti olmaksızın kiralananın kullanılmasına devam olunduğu yahut mukavelede fesih hakkında gösterilen ihbarı iki taraftan hiçbiri yapmadığı takdirde, hilafına mukavele yok ise gayrimuayyen bir müddet için tecdit edilmiş sayılır hükmünü haizdir. Yenilenmiş olan kira sözleşmesi önceki sözleşmenin koşullarını aynen taşır. Sözleşmenin yenilenmesiyle belli süreli sözleşme süresi belli olmayan sözleşme haline gelir. Ancak taraflar yenilemeyle yeni sözleşmenin süresini eskisi gibi aynı süreli olacağını kararlaştırabilir.
Olayımıza gelince; davacı, dava dilekçesinde, davacıyla davalı arasında 31 ada 9 parselde kayıtlı arsa üzerine baz istasyonu kurulması amacıyla 14.4.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalıya 22.2.2010 keşide tarihli ihtarla akdin yenilenmeyeceğinin ve tahliye isteminin bildirilmesine rağmen taşınmazın tahliye edilmediğini belirterek akdin feshi ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı, taraflar arasındaki sözleşmenin 14.4.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli olduğunu, sözleşmenin 4 üncü maddesi gereğince taraflarca feshi ihbar gönderilmediğinden sözleşmenin aynı şartlarla ve aynı süreyle yenilendiğini, sözleşmenin 14.4.2011 tarihinde sona ereceğini, bu sebeple davanın süresinde olmadığını belirterek reddini savunmuştur. Mahkemece davaya konu taşınmazın üzerine kurulacak tesislerin musakkaf nitelikte olması sebebiyle sözleşmenin yenilendiği 14.4.2006 tarihinden itibaren beş yıl süreyle değil 1'er yıllık sürelerle yenilendiğini, 23.2.2010 tebliğ tarihli ihtarla akdin feshedildiğinin kabulüyle davalının haksız işgalci olması sebebiyle tahliyesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 14.4.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesinin imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde, kiralananın boş arsa olduğu ve üzerine gsm sistemine ait radyo baz istasyonu için gerekli olan donanımın monte edileceği kararlaştırılmıştır. Kira sözleşmesinin ekinde bulunan kira protokolünün 4 üncü maddesinde; ...sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu, sürenin hitamından bir ay önce taraflardan herhangi biri akdi feshettiğini diğer tarafa yazılı olarak bildirmedikçe, sözleşmenin aynı şartlarla ve aynı süre için uzatılmış olacağı... düzenlenmiştir. Bu düzenleme geçerlidir ve tarafları bağlar. Kira sözleşmesinde yazılı kiralananın vasıfları dikkate alındığında kiralananın B.K. hükümlerine tabi olduğu bu vasfın kiracı tarafından üzerine musakkaf yapı yapılmasıyla değişmeyeceği açıktır. Taraflarca 14.4.2001 başlangıç tarihli sözleşmenin beş yıllık süresinin bitiminden evvel sözleşmenin 4 üncü Maddesine uygun feshi ihbarda bulunulmadığına göre sözleşme B.K.'nun 263 üncü maddesi gereğince süresiz olarak değil sözleşmenin 4 üncü maddesi gereğince aynı süre ile (5 yıl süre ile) yenilendiğinin kabulü gerekir. Buna göre taraflar arasındaki kira sözleşmesinin bitim tarihi 14.4.2011 tarihidir. Dava, 10.11.2010 tarihinde sözleşme süresi dolmadan önce açılmış olup süresinde değildir. Mahkemece davanın süresinde açılmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy