(2004 S. K. m. 269/A)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine, tahliye istemli olarak başlatılan icra takibinin kesinleştiğinden bahisle, davacı alacaklı icra mahkemesinden kiralananın tahliyesi isteminde bulunulmuştur. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 26.7.2010 tarihli takip talebiyle kira paralarının ödenmesi ve tahliye istemli icra takibi başlatmış, ödeme emri borçluya 29.7.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu yasal sürede itiraz etmediğinden takip kesinleşmiştir. İİK'nun 269/a maddesi uyarınca davacı alacaklı 7.10.2010 tarihinde açtığı bu dava ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece, icra müdürlüğü tarafından borçluya gönderilen ödeme emrinde tebliğin konusunun tebliğ zarfında açıkça yazılı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, icra dosyasında borçluya gönderilen evrakın içeriğinin tebliğ zarfında yazılmaması, ancak borçlu tarafından şikayet yolu ile ileri sürülebilir. Borçlu davalının böyle bir iddia ve savunması bulunmamaktadır. Mahkemece, işin esasının incelenmesi gerekirken davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy