(5403 S. K. m. 8) (3194 S. K. m. 15, 16)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava üç adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasıdır. Mahkeme davanın kabulüyle taşınmazların aynen taksimi mümkün olmadığından, ortaklığın satılarak giderilmesine karar vermiş, davalı hükmü 57 numaralı parsel yönünden söz konusu parselin aynen taksim imkanı olmasına, kendilerinin de aynen taksim talep etmelerine rağmen satılarak ortaklığın giderilmesine karar verildiğinden bahisle temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu sebeple davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısıyla imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl özel İdaresinden İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Temyiz edilen davaya konu 57 parsel numaralı taşınmaz 117.342 m2 büyüklüğünde olup, dosya içerisindeki krokiye göre taşınmazın dört tarafı yoldur. Ayrıca taşınmazın 4 hissedarı olup, payları eşittir. Ziraat Bilirkişisi raporunda buna göre taşınmazın 3194 Sayılı Kanun ve 5403 Sayılı Yasa'ya göre aynen taksimin mümkün olduğunu belirtmiş, Fen bilirkişisi de 3194 Sayılı yasa hükümlerine göre aynen taksimi mümkün olmadığını belirtmiş, ancak hangi özellikleri sebebiyle taksimin mümkün olmadığını, raporunda belirtmemiştir. Her iki rapor arasında çelişki olduğu gibi, fen bilirkişisi raporunda, 5403 Sayılı Kanunun 5578 Sayılı Yasayla değişik 8. maddesi ve 3194 Sayılı Kanunun 15 ve 16. maddeleri ve ilgili yönetmeliğin hangi hükümleri çerçevesinde aynen taksim imkanın olmadığının tartışılmaması nedeni ile fen bilirkişisi raporu hüküm vermeye yeterli değildir. Davalının aynen taksim talebinin de olması nazara alınarak, yukarıdaki belirtilen şekilde araştırma yapılarak, aynen taksimin mümkün olup olmadığı hususunda ayrıntılı bilirkişi raporu alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarda belirtilen sebeplerle yerinde görüldüğünden, temyiz edilen 54 parsele yönelik olarak hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy