(818 S. K. m. 266)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kiralananın hor kullanılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili, 20.6.2004 başlangıç tarihli sözleşme uyarınca davalının kiracı olup, sözleşme süresi dolmadan ve haber vermeden kiralananı tahliye ettiğini, 2.2.2010 tarihinde İzmir 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/35 D.İş sayılı dosyasıyla kiralananda tespit yaptırdıklarını, bilirkişi raporuna göre kötü kullanım sebebiyle oluşan hasar giderim bedelinin 3.500.- TL olduğunu belirterek, söz konusu bedelin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı; kiralanandaki kusur ve noksanlıkların müteahhit kusuru, kalitesiz malzeme ve kötü işçilikten kaynaklandığını ve bu hataların en başından beri mevcut olup kiralayan tarafından giderilmediğini, mevcut bir çok hata ve eksikliğin kendisi tarafından giderilmek zorunda kalındığını, aynı binadaki bir çok dairede benzer sorunlar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kötü kullanımdan kaynaklandığı değerlendirilen bir takım hasar ve noksanlıklar sebebiyle 2.910.- TL'nin davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak kira sözleşmesinde kiralananın teslim anındaki durumuyla ilgili bir hüküm bulunmuyorsa uyuşmazlığın B.K.nun ilgili hükümleri ve sözleşmenin genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekir. B.K.'nun 266/2 nci maddesi hükmü uyarınca kiracı sözleşme gereğince kiralanandan yararlanması sebebiyle meydana gelen eskime ve değişiklikten sorumlu tutulamaz. Kiracı münhasıran kötü kullanımından sorumludur. Başka bir anlatımla kira sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadıkça kiracı, kiralananda normal kullanımdan dolayı meydana gelen eskime ve yıpranmalardan sorumlu tutulamaz. (B.K. 266/2) Sözleşmede kiracının kiralananı eksiksiz ve sağlam olarak teslim aldığı hükmü bu nitelikte kabul edilemez.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 20.6.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın ne şekilde teslim edildiği ayrıca ve açıkça belirtilmemiş sözleşmenin ilgili bölümüne boş daire ibaresi yazılmıştır. Mahkemece, kiralananda yaptırılacak boya badana bedeline de hükmedilmiştir. Hükme esas alınan 28.2.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda, kiralanandaki boya badana bozulmasının ne suretle kötü kullanımdan kaynaklandığı tartışılmamıştır. Bilirkişi raporu bu haliyle denetime elverişli değildir. Öte yandan yenilenen parçalardan yıpranma payının düşülmemesi de hatalı olup hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy