(2004 S. K. m. 66)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava ödenmeyen kira borcu sebebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından 13.10.2010 tarihinde başlatılan icra takibi sebebiyle düzenlenen ödeme emri davalı borçluya 27.10.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından 1.11.2010 tarihinde yasal süre içerisinde itiraz edilmesi üzerine davacı tarafından 18.1.2011 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine başvurularak itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı isteminde bulunulmuştur. Mahkemece her ne kadar İcra Müdürü tarafından takibin durmasına dair herhangi bir karar verilmemiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, esasen İ.İ.K.nun 66. maddesi gereğince müddeti içinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Borçlu tarafından ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süresi içerisinde itiraz edilmiş olduğuna göre mahkemeden itirazın iptalinin istenilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Öte yandan borçlunun itirazından sonra icra Müdürlüğünce durdurma kararı verilmemiş olması davanın görülmesine engel değildir. Bu sebeple mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy