(4721 S. K. m. 644)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar adına kayıtlı olan Antalya Kepez'de bulunan 12553 Ada 2 Parsel numaralı taşınmazın paydaşlığının giderilmesini talep etmiş, davalı ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davaya konu taşınmazın en son iktisap durumunun Tapu Sicil Müdürlüğünce düzenlenen 28.6.2002 tarihli resmi senetle yapılan paylaşmayla oluştuğu, buna göre tarafların mülkiyetinin tapuda yapılan yazılı ve geçerli taksim sözleşmesiyle oluşması sebebiyle taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. Davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu taşınmazda davacı H. S. 3/8, davalı M. S. ise 5/8 oranında paydaştırlar. Tapu kaydında her ne kadar edinme sebebinin 28.6.2002 tarihli paylaşma - taksim olduğu belirtilmekte ise de, bu sözleşme, taraflara veraset yoluyla intikal eden mirasın paylaşımına dair bir sözleşme olup, sözleşmeyle paylı mülkiyet tesis edilmiştir. Taraflar arasındaki paylı mülkiyet ilişkisi devam etmekte olduğuna göre paydaşlığın giderilmesi davası açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy