(1086 S. K. m. 73) (7201 S. K. m. 11, 12, 13) (Tebligat Tüzüğü m. 17, 18)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar G. Y. - T. B.'ye M. B.'ye tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüzel kişilere tebligatın ne şekilde yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 12 ve 13. maddeleri ve Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18. maddelerinde gösterilmiştir. Buna göre tüzel kişilere tebliğ, yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır, kendisine tebliğ yapılacak kimse her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olmaları halinde tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
Somut olayda, davalı Y. Petrol Tesisleri A.Ş. 'ye gönderilen duruşma davetiyesinin adreste sekreter N. G. imzasına tebliğ edildiği görülmektedir. Sekreterin şirketi temsile yetkisi olmayıp tebliğ işlemi yasada öngörülen usule uygun değildir. Öte yandan dosyadaki mirasçılık belgesine göre davalılardan E. B.'nin 1998 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır. Kanuni temsilcileri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat usulü Tebligat Kanununun 11/2. maddesinde açıklanmıştır. Davalı E. B.ye tebliğ tarihinde 18 yaşından küçük olup tebligatın kanuni temsilcisine yapılması gerekirken doğrudan kendisine yapılmıştır. Anılan sebeplerle tebliğ işlemleri usulsüzdür. H.U.M.K.nun 73. maddesi hükmüne göre mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için uygun şekilde davet etmeden hüküm veremez. Hukuk mahkemelerinde asıl olan tarafların huzuru ile yargılamanın yürütülmesidir. Bu durumda adı geçen davalı şirkete usulüne uygun olarak duruşma günü ve dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, davalı E. B.'nin yasal temsilcisinin yöntemine uygun şekilde davaya dahil edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanmasından sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik taraf teşkili ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy