(818 S. K. m. 101)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin kiralananın geç teslim edilmesi nedeniyle hükmedilen tazminata uygulanan işlemiş faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 28.12.2007 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anılan sözleşmenin 10. maddesinde, kiracının sözleşmenin feshi halinde tebligatı müteakip 15 gün içinde taşınmazı tahliye etmek zorunda olduğu, 14. maddesinde, sözleşmenin feshi halinde taşınmaz idareye teslim edilmez ise geçen her gün için cari yıl kira bedelinin yüzde biri oranında cezanın itirazsız ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Borçlar Kanunu'nun 101/2. maddesi hükmü gereği muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Kira sözleşmesi 25.12.2008 tarihinde feshedilerek 02.01.2009 tarihinde davalı ya bildirilmiştir. Davalı, kiralananı 14.04.2009 tarihinde tahliye ederek davacıya teslim etmiştir. Kira sözleşmesinin 14. maddesine dayalı geç teslimden kaynaklanan 15.600,00 TL tazminatın yazının tebliğinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi 21.04.2009 keşide ve 29.04.2009 tebliğ tarihli yazı ile davalıya ihtar edilmiştir. Bu ihtar ile davalı temerrüde düşürülmüştür. Bu durumda mahkemece, geç teslimden kaynaklanan tazminata ihtarın tebliğini takip eden günden 15 gün sonrasından itibaren faize hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy