(2004 S. K. m. 68)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağı sebebiyle tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi gereğince düzenlenen ödeme emrine borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı, icra tazminatı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye, karar verilmesi üzerine, karar davacı alacaklı vekili ve davalı M. D. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, toplanan delillere. Mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı toplamı 27.505 TL'nin ödenmediğinden bahisle icra takibi yapmış, davalı borçlu I. D. alacağın 10.500 TL'sini kabul ettiğini belirtmek suretiyle takibe süresinde itiraz ederek takibi durdurmuştur. Bunun üzerine davacı tarafından 15.551 TL üzerinden itirazın kaldırılması talep edilmiştir. Davalının takip dosyasında borca yaptığı itirazı yerinde görülmediğinden işin esasına girilmesi sebebiyle davacı lehine itirazın kaldırılması talep edilen asıl alacağın %40'ından az olmamak üzere tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Davalı kefil M. D.'ın temyiz itirazlarına gelince; Davacı alacaklı Kiracı İ... ve kefil M. D. hakkında başlattığı takiple toplam 27.505 TL'nin tahsilini istemiştir. Ödeme emri davalı M. D.'a 12.8.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafından 7 günlük itiraz süresinden sonra 21.8.2009 tarihinde verilen dilekçeyle borcun 10.500 TL'sini kabul ettiği kalan kira bedelinin aylık 1.700 TL'den davacıya ödendiğini belirterek borca itiraz etmiştir. Davalı kefil M. D.'ın süresinde yapılmış usulüne uygun bir itirazı olmadığından davalı hakkındaki talebin hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı M. D.'a ve tazminata yönelik olarak BOZULMASINA istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 14.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy