(2004 S. K. m. 68)
Karar: Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine itiraz üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak, itirazın kaldırılması ve davalının kiralanandan tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye dair talebin konusuz kaldığından, bu konuda karar verilmesine yar olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin yüzüne karşı tefhim edildikten sonra 23.5.2011 tarihli dilekçeyle temyiz edilmiştir. Mahkemece, 13.6.2011 gün ve 2011/4-48 Sayılı ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karar davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine, dosya içindeki tüm kağıtlar okundu. Gereği düşünüldü:
Karar: Yerel mahkeme kararı, davacı vekilinin yüzüne karşı, 5.4.2011 tarihinde tefhim olunmuştur. Davacı vekili, hakime havale ettirdiği 8.4.2011 tarihli dilekçesi ile, kararı temyiz ettiklerini, gerekçeli kararın tebliğini müteakip yasal süresi içinde, gerekçeli temyiz dilekçesini vereceklerini bildirir, süre tutum dilekçesi vermiştir. Bu dilekçenin alt kısmına 23.5.2011 tarihinde zabıt katibi ve yazı işleri müdürü imzalı Harç yatırmamış olup gerekçeli temyiz dilekçesi verdiğinde yatıracağını beyan ettiğine dair tutanaktır şerhi düşülmüştür. Davacı vekili 23.5.2011 tarihinde temyiz harcını yatırmış ve 25.5.2011 tarihli hükmü temyiz ettiğine dair temyiz dilekçesi vermiştir.
Mahkemece, 8.4.2011 havale tarihli süre tutum dilekçesinin harçlandırılmadığı, gerekçeli kararın taraf vekillerine mahkeme kaleminde 23.5.2011 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı vekili tarafından 23.5.2011 tarihinde temyiz harcının ve masrafının yatırıldığı, gerekçeli temyiz dilekçesini ise, 25.5.2011 tarihinde verildiği, bu bağlamda davacı vekilinin temyiz harcını süresinde yatırmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak temyiz, harca tabi davalarda, temyiz harcının yatırıldığı tarihte, harca tabi olmayan davalarda ise, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır. Temyiz defterine kayıt halinde harç noksanı sonradan ikmal edilebilir.
Somut olayımızda, davacı vekili 8.4.2011 tarihinde temyiz dilekçesini mahkeme kalemine vermiştir. Harç ve masrafların yatırılması için kalem tarafından muhtıra çıkarılmadığı gibi. 8.4.2011 tarihli süre tutum dilekçesinin hakim havalesinden sonraki bir tarihte mahkeme kalemine verildiğinin, kalemde görevliler tarafından dilekçeyi getiren ilgilinin imzası da alınmak suretiyle belgelendirilmemiştir.
Bu nedenle, kalem personeli tarafından davacının da imzasını taşıyan bir belge düzenlenmediğine göre, 8.4.2011 tarihli süre tutum dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmemesinde, davacının kusurunun bulunmadığının ve temyiz harç ve masraflarının sonradan tamamlandığının anlaşılması karşısında, davacının temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüyle yerel mahkemenin 13.6.2011 gün ve 2011/4-48 Sayılı ek kararın kaldırılmasına karar verildi. Dosyadaki tüm kağıtlar ve davacı vekilinin temyiz dilekçesi okundu, işin esası incelendi.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2009/852 Sayılı icra dosyasında yapılan itirazın 33.750 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin devamına karar verilmiştir. İ.İ.K.nun 68. maddesinin 7. fıkrasında, itirazın kaldırılması davasının esasa dair sebeplerle kabulü halinde borçlu, aynı sebeplerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine, yüzde kırktan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilir. hükmüne yer verilmiştir. Bu sebeple davacı yararına kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden talep doğrultusunda % 40'dan aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatının reddi doğru olmadığından kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy