(6100 S. K. m. 27)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan D. E. mirasçısı Y. E. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 5 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı D. E. mirasçısı Y. E. tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. Davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davalı D. E.'in yargılama sırasında 13.01.2008 tarihinde vefat ettiği, Temyiz eden mirasçısı Y. E.'in temyiz dilekçesine ekli Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1021 E. 2008/824 K. Sayılı 12.05.2008 tarihli mirasçılık belgesinden anlaşılmıştır. Davalı D. E.'in mirasçılarının davaya dahil edilerek, usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken Yazılı şekilde usulünce taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığı gibi, Davaya konu 145, 146, 147, 148 ve 150 parsel sayılı taşınmazlardan, 145 parsel no'lu taşınmazın yargılama sırasında 353 ve 354 parsel olarak ifraz edildiği, 354 parsel sayılı taşınmazın TEDAŞ tarafından kamulaştırıldığı, dosya içerisinde Tapu Müdürlüğünün cevabi yazısından anlaşılmaktadır. Yine aynı yazıda 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 22. maddesinin 2. fıkrasının a bendi uygulaması sonucunda, 353 parsel'in 102 ada 94 parsel, 146 parselin 102 ada 97 parsel, 147 parselin 102 ada 93 parsel, 148 parsel'in ise 102 ada 92 parsel olarak tapuya tescilinin yapıldığı belirtilmiştir. Yeni parseller oluşturulduktan sonraki tapu kayıtları ile taşınmazların yüz ölçümleri ve malikleri arasında da farklılıklar olup, mahkemece yeni oluşan parsel kayıtları getirtilerek, özellikle Tapu Sicil Müdürlüğünün tedbirli olduğunu belirttiği paydaş listesindeki bazı paydaşların isimlerinin yeni tapu kaydında neden bulunmadığı ve eski kayıt ile yeni kayıtlar arasındaki yüz farkının nereden kaynakladığı üzerinde durularak (davaya konu kapatılan parsel kayıtlarının yerine belirtilenlerden başka parseller de oluşturulup oluşturulmadığının tespiti yönünden), tapu kayıtlarında bir hata bulunmaması halinde, oluşan yeni tapu kayıtlarına göre, usulünce taraf teşkili sağlanarak, oluşan yeni parsellere yönelik karar verilmesi gerekirken, kaydı kapatılan parseller ilişkin olarak karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy