(6100 S. K. m. 114, 115)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kiracı tarafından kiralayana karşı açılan kiralanan büfenin kiralayanca zorla tahliye edildiği sırada el koyduğu ve bir daha geri vermediği taşınır mallara ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminat bedelinin tahsili ile bu taşınır malları kullanmaktan yoksun kalması nedeni ile uğradığı müspet zararın tespiti ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece duruşmasız yapılan ön inceleme tutanağı ile HMK 114/1-b maddesinde sayılan ve dava şartı olan yargı yolunun idari yargı olması nedeni ile HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının Çankırı Belediyesine ait büfede kiracı olarak bulunması ve Çankırı Belediyesinin davacıyı zorla tahliye ederken el koyduğu ve bir daha geri vermediği, taşınır malların değerinin tespiti yapılarak fazlaya dair hakların saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın bedelinin ve bu malları kullanmaktan yoksun kaldığı zararın değer tespitinin yapılarak dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, tahliye işlemi sonrası davacı tarafa ait mallara Çankırı Belediyesince el konulduğu iddiası ile açıldığını, iddia edilen tahliye ve el koyma işleminin bir idari işlem olması nedeni ile mahkemenin yargı yolu bakımından görevli olmadığını, bu konuda idari mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın süre yönünden reddi gerektiğini, tahliye anında belediye ve valilik görevlileri ile noter memurunun bulunduğunu, malların sayımı yapılarak bir depoya götürülmesi için davacıya teslim edildiğini bildirerek reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının daha önce Belediyeye ait büfede kiracı olduğu, belediye meclisince 01.11.2006 tarih ve 212 sayılı kararı ile davacının tahliyesine karar verildiği, bu işleme karşı idari yargı safahatının tamamlandığı ve sonuç olarak davacının talebinin reddine karar verildiği, davacının tahliyesi ile ilgili işlemleri Çankırı Valiliği ve davalı Çankırı Belediye Başkanlığınca birlikte yürütüldüğü, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı konusu vücut bütünlüğünün yitirilmesi nedeni ile tazminat olmayan davaların idari yargıda tam yargı davası olarak görülmesi gerektiğinden bu şekilde tarafları dinlemeye gerek görülmeksizin yapılan ön inceleme sonucunda, açılan davada dava şartı olan yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı ile davalı belediye arasında düzenlenen 27.11.2006 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı söz konusu bu kira sözleşmesine dayanarak kiralanan büfede kiracı olmuştur. Kira sözleşmesi özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşmedir. Söz konusu yerin 2886 sayılı yasa gereğince ihale ile kiraya verilmesi kira sözleşmesinin bu niteliğini değiştirmez. Davalı kiracının kiralananda bulunan taşınır mallarına el konulmuş olması nedeni ile tazminat istemi hakkı bulunmaktadır. Bir davada olayları ortaya koymak taraflara ait olup, öne sürülen maddi olguların hukuki nitelendirilmesini yapmak ve uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak ise hakime aittir. Uyuşmazlık, özel hukuk ilişkisinden kaynaklandığına göre davanın adli yargıda görülmesi gerekir. Mahkemece, tarafların bütün kanıtları toplanarak kiralananın tahliyesi hususu incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy