(2709 S. K. m. 36) (4721 S. K. m. 698) (6100 S. K. m. 27) (AİHS. m. 6)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan F.S. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, iki adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı olarak müdahale talebinde bulunan F.S. tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava dışı F.S. dava konusu taşınmazlarda malik olan A.Ç.'nın mirasçısı olduğunu, Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesine mirasçılığın tespiti istemiyle dava açtığını belirterek davalı olarak davaya müdahale talebinde bulunmuş ve yargılama sırasında ise A.Ç.'nin müşterek çocuğu olduğunun tespitine ilişkin Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.04.2005 tarihli 2001/31 Esas - 2005/303 Karar sayılı ilamını dosyaya ibraz etmiştir. Mahkemece adı geçen kişinin müdahilliğine karar verilerek, Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde müdahale talebi hakkında bir karar verilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi 842 parsel sayılı taşınmaz yerine taraflarla ilgisi olmayan 342 parsel sayılı taşınmazın satışına karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK. ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK. nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy