(2886 S. K. m. 62)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kira alacağının tahsili ile 330 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliği'nin XV. bölümündeki hükümler ile Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 74. maddesine göre kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle kira aktinin feshedilmesi sonucu cezai şartın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş olup, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının cezai şarta ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı, dava dilekçesinde, davaya konu hazinenin mülkiyetindeki 136 ada 22 parsel sayılı tarlanın 22.12.2004 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesiyle davalıya kiraya verildiğini, davalının her yıl dört eşit taksitte ödemesi gereken kira paralarından 2007 yılı 4. taksit, 2008 yılı 1, 2, 3, 4. taksit ile 2009 yılı 1, 2, 3. taksit olmak üzere toplam 1850 TL kira borcunu yasal süresinde ödenmemesi üzerine 330 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin sözleşmenin feshi başlıklı bölümündeki hükümler gereğince sözleşmenin feshedildiğini, aynı hükümler gereği sözleşmenin feshi halinde ayrıca cari yıl kira bedelinin tazminat olarak ödenmesi gerektiğini, davalının tazminattan sorumlu olacağını belirterek, 1850 TL kira borcu ile bir yıllık kira bedeli olan 972 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı kira bedelini ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 1850 TL kira borcu ile 972 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, 2886 sayılı yasa hükümlerine göre düzenlenen 05.12.2008 tarihli 3 yıl süreli kira akdine ilişkin bir ihtilaf yoktur. Ayrıca, davaya konu kira bedellerinin yasal süresi içerisinde ödenmediği de, yargılama sonucu belirlenmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf, kira parasının yasal sürede ödenmemesinin 330 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğinin XV. bölümündeki hükümler ile Hazine taşınmazlarının idaresi hakkında yönetmeliğin 74. maddesine göre ve 2886 sayılı Yasanın 62. maddesi uyarınca cezai şartı gerektirip gerektirmediğinde toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şarta ilişkin 11/2. maddesi Kiracının fesih talebinde bulunması, kira süresi sona ermeden faaliyetini durdurması, kiralananı amacı dışında kullanması, taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işletme ruhsatının her ne sebeple olursa olsun iptal edilmesi hallerinde, kira sözleşmesi 2886 sayılı Yasanın 62. maddesine göre tebligat yapmaya gerek kalmaksızın idarece hemen feshedilerek, kesin teminatı irat kaydedilir ve cari yıl kira bedeli tazminat olarak tahsil edilir. Şartnamenin 18. maddesi ise Kiracının kira dönemi sona ermeden faaliyetini durdurması, işletme ruhsatının her ne sebeple olursa olsun iptal edilmesi veya taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi hallerinde kira sözleşmesi 2886 Sayılı Yasanın 62. maddesine göre tebligat yapmaya gerek kalmaksızın feshedilecek, kesin teminat hazineye irat kaydedilecek ve son bir yıl kira bedeli tazminat olarak tahsil edilecektir. şeklindedir. Gerek Sözleşmenin 11. maddesi, gerekse de şartnamenin 18. maddesi, 2886 sayılı yasanın 62. maddesi gereğince akdin idarece feshedilmesi durumunda cezai şart olarak cari yıl kira bedelinin tazminat olarak ödenmesi öngörülmüştür. 2886 Sayılı yasanın 62. maddesi ise Sözleşme yapıldıktan sonra 63 üncü maddede yazılı hükümler dışında müteahhit veya müşterinin taahhüdünden vazgeçmesi veya taahhüdünü, şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi üzerine, idarenin en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. şeklinde olup, Devlet İhale Kanunu gereğince yapılan tüm ihalelerde uygulanacak genel hükümlere ilişkin bir maddedir. Sözleşme ve yasa hükmüne göre, davalının cezai şarttan sorumlu tutulabilmesi için akdin idarece feshedilmiş olması tek şart olmayıp, haklı bir feshin de varlığı şarttır. İdare tarafından haksız bir feshin varlığı halinde davalının feshi kabul ederek anahtarı teslim etmesi, cezai şarttan da sorumlu olmasını gerektirmez. Bu çerçevede; Dairemizin 25.06.2007 tarih ve 2007/7997 K. sayılı, 07.04.2010 tarih ve 4054 K. sayılı ilamlarında da tartışıldığı üzere, kira bedellerinin ödenmemesi halinde aktin feshi ve tahliye istenebilmesi için borçlar kanunun 260 maddesindeki şartların gerçekleşmesi ve davacının da buna dayalı olarak tahliye isteminde bulunması gerekir. 2886 Sayılı Kanunun 62. maddesi genel hükümlere ilişkin bir madde olup kira parasının sözleşmede yazılı sürede ödenmemesi bu madde gereğince davacı tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshini gerektirmez. İdarece davaya konu olayda, 2886 Sayılı yasanın 62. maddesine göre kira akdini feshetmiş ve davalı tarafından anahtarlar idareye teslim edilmiş ise de, kira ödememesine dayalı tek yönlü akdin feshi yerinde olmadığından davalının feshi kabul edip kiralanana ait anahtarları teslim etmesi cezai şart niteliğindeki tazminat sorumluğunu doğurmaz.
Bu itibarla, kira sözleşmesinin 11. ve şartnamenin 18. maddesinde sayılan koşulların bulunmadığı gözetilerek cezai şart ile ilgili talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy