(6100 S. K. m. 326)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili, mehir senedinden kaynaklanan alacak ve tedbir nafakası istemine ilişkindir. Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde mehir alacağı ile ilgili istemin reddine ve tedbir nafakası talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerekçelere, bozma kararı gereğince işlem yapılarak karar verilmiş bulunmasına ve mehir senedinin geçerli bulunduğunun; ancak dava tarihi itibariyle mehir senedine bağlı alacağın muaccel olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerekir. Vekil ile takip olunan davalarda kanun gereği takdir olunacak vekalet ücreti de yargılama giderleri arasındadır. Olayda; mehir alacağına ilişkin istem reddedildiğine göre, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy