(4721 S. K. m. 733)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davalı vekili ve davacı F. A. vekili geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece 580.408 TL önalım bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekilleri ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacılar vekillerinin önalım bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen toplam 1/8 pay, 2 No'lu parselin paydaşlarından A. A. İ. tarafından 31.12.2003 tarihinde 500.000 TL bedelle davalıya satılmıştır. Davacılar da satışı tapu sicil müdürlüğünden öğrendiklerini belirterek 14.04.2005 ve 25.07.2005 tarihlerinde açtıkları davalar ile önalım hakları nedeniyle payın iptali ile adlarına tescilini istemiştir. Uyuşmazlığın satış tarihi itibariyle 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Türk Medeni Kanunu'nun 733. maddesinde yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yükümlülük yerine getirilmediğinden 14.04.2005 ve 25.07.2005 tarihlerinde açılan davalar süresindedir. Davalı alıcı, satışı noter aracılığı ile davacılara bildirmediğine göre satış tarihi ile dava tarihi arasındaki sürenin geçmesine kendisi sebebiyet verdiğinden önalım bedelinin tespitini isteyemez. Öte yandan davalı tapuda yapılan işlemin tarafı olduğundan bedelde muvazaa yapıldığı savunmasında bulunamaz. Önalım hakkının tapudaki satış bedeli, harç ve masraflar tutarı üzerinden tanınması gerekir. Mahkemenin bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermesi gerekirken, keşif sonucu dava tarihi itibariyle belirlenen bedel üzerinden önalım hakkının tanımasına karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK. ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK. nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı F. A. yararına takdir olunan 900.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı F. A.'a verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy