(2004 S. K. m. 121) (6100 S. K. Geç .m. 3)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, borçlu ortağın alacaklısı tarafından İİK.'nun 121.maddesi uyarınca açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece on adet bağımsız bölüm üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılardan G. S. Y. ile İ. S. Y. vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm ve temyiz eden davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İ.İ.K.nun 121.maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir.
Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Olayımızda; borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada, mahkemece borçlunun ortağı bulunduğu on adet bağımsız bölümdeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, bağımsız bölümlerden takip konusu borcu karşılayacak kadarının satışının yapılmasına karar verilmiştir. Oysa borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek sadece borca yeter miktardaki bağımsız bölümlerin satışına ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek bu konudaki takdirin infaz aşamasında kullanılmasına yol açacak şekilde karar verilmesi hatalı olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK. ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK. nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy