(6100 S. K. m. 4, 114, 316, 320)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı sözleşmenin iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kira sözleşmesi ile imzalanan muacceliyet sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi üzerine hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacı ile davalının, davalıya ait pansiyonun kiralanması hususunda anlaştıklarını, davalının davacıya kaparo karşılığı davacı şirkete gereken tur bağlantılarını ve diğer hazırlıklarını yapması için bir aylık süre tanıdığını ve bu sürenin sonunda taraflar 07.12.2010 tarihinde kira sözleşmesini imzaladıklarını, ancak davalının kira sözleşmesi imzalanmadan önce davacıdan muacceliyet sözleşmesini imzalamasını istediğini, davacının yapmış olduğu müşteri bağlantıları ve taahhütlerinden haberdar olan davalı, bu durumu kötüye kullanarak istediği belgelerin düzenlenmemesi halinde kendisinin de kira sözleşmesini imzalamayacağı hususunda direndiğini, sonuçta davacının içine düştüğü zor durum nedeniyle muzayaka halinde önce noterden tahliye taahhütnamesini, sonrasında ikinci kez adi yazılı tahliye taahhütnamesini, gelecek beş yıllık kira bedellerine ilişkin dokuz (9) adet Bono'yu ve dava konusu Muacceliyet Sözleşmesini imzaladığını, belirterek gabin içeren sözleşmenin hukuken korunamayacağından Muacceliyet Sözleşmesinin geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme tarafından duruşma açılmaksızın görevsizlik kararı verilmiştir.
6100 sayılı HMK. nun dava şartları başlıklı 114/c maddesinde Mahkemenin görevli olması dava şartı olarak sayılmış, aynı kanunun 316 ve devamı maddelerinde, basit yargılama usulüne tabi dava ve işler düzenlenmiştir. Ön inceleme ve tahkikat başlıklı 320/2 maddesinde de, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zaman aşımı hakkında tarafları dinleyeceği hükmü öngörülmüştür.
Mahkemece, az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmek suretiyle, ön inceleme yapılarak, tarafların delillerini sunmaları ve toplanması istenilen deliller toplandıktan sonra HMK'nun 4/1 maddesi kapsamında görevli olup olmadığını incelemesi ve sonucuna göre karar vermesi gerekirken, anılan yasal düzenlemeler göz önüne alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK. ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy