(2004 S. K. m. 68)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak, itirazın kaldırılması, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davalı kefil A. Ç. tarafından icra inkar tazminatına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 1.5.2006 başlangıç tarihli üç yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede davalı A. Ç. adi kefil olarak yer almıştır. Davacı alacaklı tarafından ödenmeyen 2009 ve 2010 yıllarına ait kira parasının tahsili istenilmiş olup, mahkemece davalı kefil yönünden davanın reddine karar verilmiş olduğuna, göre İcra İflas Kanunu 68/son maddesi gereğince takibe konu asıl alacak miktarı üzerinden davalı kefil yararına %40 oranından aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının kötü niyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, kararın icra inkar tazminatına hasren bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy