(818 S. K. m. 249)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, akte aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında düzenlenen 22.06.2009 başlangıç tarihli 5 yıl süreli rödövans sözleşmesi gereğince sözleşmede belirtilen sahada mermer üretimi yapan davalı kiracının 2010 yılına ilişkin rodövans payını ve sözleşmeye göre ödemesi gereken maden ruhsat harcını ödemediğini, ihtar tebliğine rağmen bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu durumun akte aykırılık teşkil ettiğini belirterek sözleşmenin 11. maddesi ile Borçlar Kanunu'nun 289. maddesi gereği aktin feshi ile tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde, orman izinleri ve yol izinleri kapalı olduğu için çalışma izni alınamadığından mermer sahasında çalışma yapılamadığını, davacının sevk irsaliyesini teslim etmediğini, davacı kiralayanın sözleşmeye göre kendi yükümlüklerini yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı davranan tarafın davacı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava açıldıktan yaklaşık bir ay sonra gönderilen noter ihtarında davacının, davalının savunmasını kısmen haklı bularak 2010 yılı kira bedelinden feragat edeceğini, davanın takipsiz bırakılmayacağını bildirdiğinden ve buna göre dava dilekçesinde ileri sürülen hususlardan davacı tarafın vazgeçmiş sayılacağından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 22.06.2009 başlangıç tarihli 5 yıl süreli rödövans sözleşmesi olduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Davacı 23.12.2010 keşide 29.12.2010 tebliğ tarihli noter ihtarı ile sözleşmenin 12 nci maddesine göre ödenmesi gereken rödovans payının 50000 TL ve KDV tutarı ile sözleşmenin dokuzuncu maddesine göre ödenmesi gereken 3270 TL ruhsat harcının 60 gün içerisinde ödenmesini aksi takdirde tahliye davası açılacağını ihtar etmiş, dava dilekçesinde de davayı bu ihtara dayandırmıştır. Gerek 23.12.2010 keşide tarihli noter ihtarı gerekse dava dilekçesindeki anlatımdan anlaşıldığı üzere davanın hukuki niteliği temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Hakim, tarafların bildirdiği vakıalarla bağlı olup, hukuki niteleme hakime aittir. İhtar tebliğine rağmen yasal süre içerisinde davalı tarafından ödeme yapılmamıştır. Davalı, davacının sözleşmeye göre üzerine düşen yükümlüklerini yerine getirmediğini belirterek borçlu olmadığını savunmuştur. Borçlar Kanununun 249. maddesine göre kiralayan mecuru kiracının kullanımına uygun şekilde teslim ve bulundurma yükümlülüğü altındadır. Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesine göre ruhsat sahibinin Maden İşleri Genel Müdürlüğünden sevk fişi alarak rodövansçıya teslim edeceği, 10. maddesine göre ise ruhsat sahibinin tüm kamu kuruluşlarından (orman, çevre, özel idare, belediye... gibi) gerekli izinleri almak için gerekli olan belgeleri rodövansçıya teslim edeceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda mahkemece tarafların tüm delillerinin ibrazı sağlanarak genel olarak Borçlar Kanununun 249. maddesine ve özel olarak da taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre kiralananın kullanıma uygun şekilde teslim edilip edilmediği ve bunun sonucunda kiracının kira borcu ödeme yükümlülüğünün doğup doğmadığı üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy