(2004 S. K. m. 63)
Dava ve Karar: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 15.02.2006 başlangıç tarihli ve dört yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklılar vekili anılan kira sözleşmesine dayanarak 25.5.2009 tarihinde başlattığı icra takibinde 2009 yılı Mayıs ayı kira bedeli olarak 5.386,70 TL nin tahsili ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı borçlu vekili süresinde verdiği borca itiraz dilekçesinde; müvekkilinin alacaklıya hiçbir şekilde borcu olmadığını belirtmiştir. İtirazın kaldırılması ve tahliye istemiyle açılan işbu dava sonunda mahkemece; borçlu tarafından kira parasının indirilmesine yönelik olarak dava açıldığı, kiralananın kullanıma uygun halde teslim edilmediğine ilişkin olarak davacı kiralayan hakkında dolandırıcılık suçundan Büyükçekmece 2.Asliye Ceza Mahkemesinde dava bulunduğu, ödeme savunmasına ilişkin olarak sunulan makbuzdaki bazı kısımların sonradan ilave edildiğinin bilirkişi incelemesi ile ortaya çıktığı buna göre uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı borçlu borca itirazında; takipte dayanılan kira sözleşmesine ve aylık kira parasına karşı çıkmamış, alacaklıya hiçbir şekilde borcu bulunmadığını savunmuştur. Davalı borçlu İİK.'nun 63.maddesi uyarınca itirazı ile bağlıdır. Davalı tarafından sunulan ödeme belgesindeki kira ödemesine ilişkin bölümün belgeye sonradan ilave edildiği 22.09.2010 tarihli bilirkişi raporu ile ortaya çıkmış olup davalı ödeme savunmasını başka bir delille de kanıtlayamamıştır. Öte yandan davalı şirket olup basiretli bir tacir gibi davranmak zorundadır. Kiralananın kullanıma uygun halde teslim edilmediğine ilişkin savunmaların da icra yargılamasında dinlenebilme kabiliyeti yoktur. Bu haliyle uyuşmazlığın yargılamayı gerektirir bir yönü bulunmadığından mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy