(3194 S. K. m. 16, 18)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar K. Ç. ve N. Ç.tarafından aynen taksim hususunun yeterince değerlendirilmediğinden bahisle temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince, davaya konu 208 ada 2 parsel sayılı 15.460 m2 taşınmaz, Çivril Belediyesi İmar planı içerisinde kalıp, henüz imar uygulaması yapılmadığından tapuda, tarla vasfında kayıtlı olduğu, imar planı içerisinde ise, konut, ticari, yeşil alan ve bir kısmının da yola ayrıldığı belediyenin 10.11.2010 tarihli cevabi yazısından ve ekindeki krokiden anlaşılmaktadır. Bilirkişiler karara esas alınan 18.10.2010 tarihli raporlarında taşınmazdaki ortaklığın satış yolu ile giderilebileceği gibi, 3194 Sayılı İmar Kanunun 16 ve 18 maddeleri gereğince ifrazı yapılarak da giderilebileceğini, mütalaa etmişlerdir. Davada gerek davacının gerekse de davalının aynen taksime ilişkin taleplerinin de bulunmasına göre, ilgili belediyeden taşınmazın aynen taksim imkanı olup olmadığı hususu sorularak, aynen taksim imkanın olması halinde, mahallinde yeniden keşif yapılarak, taşınmazın aynen taksim edilip edilmeyeceği hususunda tarafların ve Yargıtay'ın denetimine elverişli uzman bilirkişiden rapor alınarak, aynen taksiminin mümkün olduğunun anlaşılması durumunda, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre, 492 Sayılı Harçlar Kanunu ve tarifesine göre, taşınmazlarda ortaklın giderilmesi davasında harcın satış bedeli üzerinden %09,9 oranında alınması gerekirken %09 oranında alınmasına; taşınmazın paylı mülkiyete tabi olması nedeni ile satış bedelinin tarafların tapu kaydındaki payları oranında dağıtılmasına karar vermek gerekirken, tapuda elbirliği mülkiyeti varmış gibi, satış bedelinin tapu kaydı ve mirasçılık belgesine göre dağıtılmasına karar verilmesi de isabetli değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy