(4721 S. K. m. 178) (818 S. K. m. 125, 132)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin şuurları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik tasarruf özgürlüğüne yönelik saldırılara el atmanın önlenmesi davası ile karşı koyabileceği gibi istihkak davası ile de karşı koyabilir. Eşya davası bu anlamda bir istihkak davası olmakla istem dava konusu eşyaların aynen iadesi, olmadığı takdirde dava tarihindeki bedelinin verilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Dava konusu eşyaların mevcut olduğu tespit edilmiş ise uyuşmazlık mülkiyet hakkına dayandığından olayda zamanaşımı söz konusu olamaz. Dava konusu eşyaların var olduğu tespit edilemez ise istem tazminata ilişkin olduğundan Borçlar Kanununun 125. maddesinde belirlenen on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması ve kan koca arasındaki davalarda Borçlar Kanununun 132. maddesinin dikkate alınması gerekir.
Olayımıza gelince; taraflar arasındaki boşanma davasının 21.2.2007 tarihinde kesinleştiği ve davacının mevcut olan ziynetlerin, evden ayrılmak zorunda kalması üzerine müşterek evde (davalıda) kaldığı hukuki sebebine dayanarak 11.1.2011 tarihinde açtığı dava bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Davanın Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesi gereğince boşanmanın feri olarak nitelenmesi ve zamanaşımı süresinin bir yıl olarak kabulü doğru değildir. Zira bu tür davalar yukarıda açıklandığı üzere istihkak davası niteliğindedir. Mahkemece işin esasına girilerek, tarafların tüm delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 saydı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.mn 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy