(2004 S. K. m. 269)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı, icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı alacaklı tarafından takibe dayanak yapılan 1.9.2009 başlangıç tarihli ve dört yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedeli 5.000 TL olarak belirlenmiş ve ödemelerin ait olduğu ayın 5 ila 10. günleri arasında net ve peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır.Davacı 14.4.2010 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2009 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 2010 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ayları için aylık 5.000 TL'den toplam 40.000 TL kira parasının davalı kiracıdan tahsilini talep etmiş davalı süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile kiralananı davacının zorlaması ile boşaltmak zorunda kaldığını belirterek, borca ve işlemiş faize itiraz etmiştir. Davalı itirazında belirttiği sebeplerle bağlıdır. Davalı borçlu itirazında kira aktindeki imzayı inkar etmediğinden ve aylık kira bedellerine karşı çıkmadığından, kira ilişkisinin ve takip talebinde istenen miktarın kesinleştiğinin kabulü gerekir. Davalı ödemesini İİK. nun 269/c maddesindeki belgelerle kanıtlamalıdır. Davalının ibraz ettiği internet bankacılığı belgesine göre takibe konu aylar kira paralarından 2.000 TL nin kira ödemesi şerhi ile ödendiği görülmektedir. Mahkemece bu ödemenin mahsubundan sonra kalan miktar üzerinden itirazın kaldırılması gerekirken tümü için itirazın kaldırılması doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy