(2004 S. K. m. 269)
İcra mahkemesince verilmiş bulunan karar; davalı S. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasına ilişkindir. Mahkemece davalılardan kefil Keskin yönünden davanın reddine, davalı S.'in itirazının kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalılardan S. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya ve takibe dayanak yazılı kira sözleşmesi 01/04/2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup, davalılardan kiracı S. ile davacı arasında düzenlenmiştir. Davacı, 06/04/2011 gününde başlatmış olduğu icra takibi ile ödenmediğini iddia ettiği aylar kiralarının tahsilini talep etmiş, icra müdürlüğünce bu taleple ilgili takip talebi düzenlenmiş ve davalı borçluya 30 gün ödeme ve 7 gün itiraz süreli 13 örnek ödeme emri gönderilmiştir.
Ancak, icra dosyasının incelenmesinde düzenlenen bu ödeme emrinin, davalı borçlu kiracı S.'e tebliğ edilemediği, ödeme emri ekli tebligatın icra dosyasına bila tebliğ iade edildiği görülmüştür. Borçlulardan S.'e ödeme emri tebliğ edilmediğinden itiraz ve ödeme süreleri işlemeye başlamaz. Borçlunun takibi haricen öğrenip icra dairesine itiraz etmesi yasanın emredici hükümleri karşısında duruma etkili değildir. Bu durumda davalının vaki itirazının hukuki bir değeri bulunmadığından alacaklı davalı S. yönünden itirazın kaldırılması isteğinde bulunamaz. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı borçlu kiracının itirazının süresinde yapıldığından bahisle davacının itirazın kaldırılması talebinin incelenmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy