(6101 S. K. m. 7) (6098 S. K. m. 120)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, Dairemizin 08.03.2012 gün ve 2011/14967-2012/3753 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalının temyizi üzerine Dairenin 08.03.2012 tarih 2011/14967 Esas 2012/3753 sayılı Kararı ile onanmış olup, davalı tarafından süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1- Düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamıyla bunda atıf yapılan mahkeme kararında yazılı gerekçeler ve dosyada mevcut belgeler karşısında davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazları yerinde değildir.
2- Davalının işlemiş faiz ve faiz oranına yönelik karar düzeltme itirazlarına gelince;
Davacı alacaklı tarafından 31.08.2009 tarihinde yapılan icra takibinde Ağustos/2009-Ocak/2010 ayları arası ödenmeyen ve muaccel hale gelen toplam 12.000 TL alacağın aylık %8 sözleşme faizi ile birlikte tahsili istenmiştir. Mahkemece sözleşme ile kararlaştırılan temerrüt faiz oranının aylık %8 olduğunun kabulü ile borca ve faize yönelik itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7.maddesinde Türk Borçlar Kanunun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76 ncı, faize ilişkin 88 nci, temerrüt faizine ilişkin 120 nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138 nci maddesinin görülmekte olan davalara uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 120.maddesinin ikinci fıkrası ile temerrüt faizine sınırlama getirilmiştir. Anılan Yasa maddesine göre sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacaktır. Görülmekte olan davalara uygulanacak olan bu Yasa hükmü dikkate alınarak davacının faiz talebinin yasaya uygun olup olmadığı denetlenmelidir. Bu durumda bahsi geçen yasa hükmü ile sözleşme ile kararlaştırılmış temerrüt faizi oranına sınırlama getirildiği nazara alınmak suretiyle davalının faize yönelik itirazının mahkemece değerlendirilmesi gerekeceği bu defaki inceleme sonucu anlaşılmış olduğundan, kararın bu yönü ile bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 08.03.2012 tarih 2011/14967 esas 2012/3753 sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy