(6098 S. K. m. 120) (3095 S. K. m. 4/A)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı tahliye, alacak davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin müvekkiline ait taşınmazda 1.6.2010 başlangıç tarihli ve 7 yıl süreli sözleşmeyle kiracı olduğunu, davalı B. İ.'in sözleşmeyi müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmede yıllık kira bedeli net 150.000 - TL olup, Haziran ayında peşin olarak ödenmesi gereken 1.6.2013 dönemi kira bedelinin davalı tarafından eksik ödenmesi sebebiyle 18.9.2012 keşide tarihli ihtarname tebliğ edilerek, bakiye 65.000 - TL kira bedelinin ödenmesinin talep edilmesine rağmen, davalının kira bedelini ödemediğini belirterek temerrüt sebebiyle tahliye ve 65.000. USD kira bedelinin ihtarın tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve sözleşmenin 6. maddesi gereği aylık % 5 gecikme zammıyla birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar vekili, davaya konu döneme ait kira bedellerinin daha önceki yıllar gibi bir kısmını davacıya elden, bir kısmının ise davacının talimatıyla gösterdiği firma ve kişilere ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar davaya konu kira bedelinin bir kısmını elden, bir kısmını da davacının borcu sebebiyle üçüncü kişi ve firmalara ödediğini bildirmiş olup, davalı bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı ödeme iddiasını yazılı delillerle ispat edemediğine göre delil listesinde yemin deliline dayandığından, davalıya ödeme konusunda yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, sözleşmenin hususi şartlar bölümünün 6. maddesinde "kiralayanın kiracıdan gününde ödenmeyen kiranın üzerinden her ay için % 5 gecikme zammı talep edilebileceğine" dair düzenlemedeki gecikme zammı da niteliği itibariyle akdi temerrüt faizi olup, mahkemece 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun temerrüt faizine dair 120. maddesi hükmündeki sınırlamalar dikkate alınarak bir defa akdi faize (gecikme zammı) hükmedilmesi gerekirken, kabul edilen alacağa yasal düzenleme gözardı edilerek sözleşmeyle kararlaştırılan gecikme zammı yanında ayrıca 3095 Sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca hesaplanacak faiz yürütülmesine karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 Sayılı H.M.K.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek H.U.M.K.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy