(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36) (6100 S. K. m. 27)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşüldü:
Dava, iki adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan H. Ç., M. B. ve K. D. tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27 nci maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu parsellerde paydaş olan E. Ö.'ın dava dilekçesinde ölü olduğu bildirildiğinden Dairemizce yapılan geri çevirme kararı üzerine mahkemece A. Ö.'a ait mirasçılık belgesinin gönderildiği görülmüştür. Paydaş E. Ö.'la A. Ö.'ın aynı kişi olup olmadıkları anlaşılamadığından mahkemece bu husus üzerinde durularak, ayrı kişi olduklarının tespiti halinde davacı tarafa tapu kaydıyla mirasçılık belgesi arasında uygunluk sağlanması için tapuda isim tashihi davası açmak üzere süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabule göre de dava konusu parseller üzerinde bulunan muhtesatlarla ilgili tapu kaydında bir şerh olmadığı gibi taraflar arasında bir ittifak da bulunmadığından, taşınmazların muhtesatlarla birlikte satılarak satış bedelinin paydaşlara payları oranında dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde oran kurulmak suretiyle taşınmazların satışına karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3 üncü madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy