(1086 S. K. m. 186) (4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı ve dahili davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, önalım hakkına konu payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, satılan payın iptaline, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekiliyle dahili davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde: davacının davaya konu edilen payın dair bulunduğu 10 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduğunu, davalı M... Limited Şirketi'nin paydaşlardan H. G.'ün payını 8.5.2007 tarihinde 4000 TL bedelle satın aldığını ileri sürerek şirket adına oluşan tapu kaydının iptaliyle davacı adına tescilini istemiş, yargılama aşamasında taşınmazın paydaşlarından F. Y.'ın davaya konu edilen payı davalı şirketten trampa yoluyla devraldığını ileri sürerek H.U.M.K. 186. maddesi hükmü gereği yeni maliki davaya dahil ettirerek adına tescil edilen payın iptaliyle davacı adına tescilini istemiştir. Davalı M... Limited Şirketi vekiliyle dahili davalı F. Y. davaya konu taşınmazın fiilen paydaşlar arasında taksim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava açıldıktan sonra devir yapılan F. Y.'ın paydaş olduğu, paydaşa karşı önalım hakkının kullanılamayacağından bahisle davanın reddine dair mahkemenin ilk kararı dairemizce işin esasının incelenmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece bu kez davanın kabulüne karar verilmiştir.
Önalım davasının davalısı önalım hakkına dair taşınmazdaki payı satın almadan önce o taşınmazda paydaş ise bu paydaş hakkında önalım hakkı kullanılamaz. Zira T.M.K.nun 732. maddesiyle bir paydaşın payının 3. şahsa satması halinde önalım hakkının varlığı kabul edilmiştir Paydaş üçüncü kişi sayılamayacağından paydaşın paydaş aleyhine önalım hakkını kullanması söz konusu olamaz. Dava hakkına dair bu hususun davanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince: önalıma konu payın bulunduğu davaya konu 10 parsel sayılı taşınmazda davalı şirket önce 16.4.2007 tarihinde paydaşlardan S. D.'den 20/113 pay, daha sonra da 8.5.2007 tarihinde H. G.'den 20/113 pay olmak üzere iki ayrı tarihte pay satın almıştır. Davacı dava dilekçesinde, önalım hakkını H. G. tarafından satılan paya dair kullandığını beyan etmiştir. Dairemizce verilen geri çevirme kararı üzerine S. D. tarafından satılan paya yönelik açılmış bir önalım davası olmadığı da bildirilmiştir. Bu durumda, davalı şirketin ilk olarak 16.4.2007 tarihinde satın aldığı pay sebebiyle taşınmazda paydaş olduğu anlaşılmaktadır. Dava, tapuda paydaş olan davalıya karşı açılmış önalım davası niteliğinde olup, paydaşa karşı önalım hakkı kullanılamaz. Davanın bu sebeple reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 Sayılı H.M.K.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek H.U.M.K.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy