(YHGK 02.10.2002 T. 2012/19-712 E. 2002/660 K.)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak, dosyada pullarının olmadığı görüldüğünden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Asıl ve birleşen dava, kiracı tarafından ihtirazı kayıtla ödenen fazlaya ilişkin kira parasının istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu taşınmazı önceki malik Y. A.'ndan 01,08.2010 tarihinde 5 yıl süreliğine kiraladığını, davalı N.. Bilişim Bilg. Eğ. Dan. Yaz. Tic. San. Ltd. Şti.'nin taşınmazı 20.01.2012 tarihinde satın aldığını, bu tarihten itibaren kira bedellerinin davalı tarafından hem stopaj hem de KDV uygulanmak suretiyle talep edildiğini oysa ki davalı şirket gelirler vergisine tabi olmadığından ödenmesi gereken miktarın net kira bedeli ve bu miktarın KDV'si toplamından ibaret olması gerektiğini bu itibarla 2012 yılı Şubat, Mart, Nisan aylarında ihtirazi kayıtla toplam 12.117 TL fazla ödeme yapıldığını ödenen bu miktarın ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, birleşen davada ise aynı gerekçelerle 2012 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin ihtirazi kayıtla fazla ödenen toplam 16.156 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davaya dayanak ve hükme esas alınan 01.08.2010 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 4.maddesinde kira bedeli net 12.500TL+stopaj ,yıllık artış tutarı TÜİK'nun Tüfe ve Üfe ortalaması oranı olarak belirlenmiş ve kira sözleşmesinin belirlenen net kira bedeline net'ten brüte giderek hesaplanacak kanuni stopaj kesintisi ödemesinin kiracıya ait olduğu kararlaştırılmıştır. Ne var ki, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.2002 tarih 2012/19-712 Esas 2002/660 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kiralananın mülkiyetini devralan davalı limited şirket olarak önceki malikten farklı olarak, gelir vergisine değil, kurumlar vergisine tabi bulunduğundan, artık davacı kiracının önce sorumlu brüt kira miktarını belirleyip, onun üzerinden vergi dairesine gelir vergisi ve SSDF yatırması, net kira miktarını ise kiralayana ödemesi gerekmemektedir. Kiracının yapması gereken, kiralayanın hukuki statüsünde ortaya çıkan bu farklılığa uygun olarak, bir önceki yılın net kira bedeline, sözleşmedeki artış hükmü oranını uygulamak suretiyle hesaplayacağı net kira bedelini ve onun KDV'sinin toplamını, doğrudan davalıya ödemektir.
Somut olayda; Yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda davacı kiracının taşınmazın davalı tarafından iktisap edildiği tarihten itibaren ödemesi gereken aylık kira bedeli bir önceki yıl net kira bedeline sözleşmede belirlenen artış oranı uygulanmak suretiyle belirlenecek net kira bedeli ve onun KDV'si toplamından ibarettir. Davalı 01.08.2011-01.08.2012 döneminde aylık net 13.350 TL kira bedeline KDV eklenmek suretiyle belirlenecek miktarı ödemekle yükümlüdür. Mahkemece, net 13.500 TL kira bedeline KDV eklenmek suretiyle ödenmesi gereken kira bedeli tespit edilerek belirlenecek kira bedeli üzerinde yapılan ödeme varsa hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 12.03.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy