(2004 S. K. m. 68, 269/B, 269/C)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın kısmen kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, kira alacağının tahsili ve tahliye amacıyla başlattığı icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı, 05.07.2010 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine istinaden 18/02/2013 tarihinde yaptığı icra takibi ile 960.- TL 2011 yılı Temmuz ila 2012 yılı Haziran ayları kira bedeli bakiyesini, 13.980- TL 2012 yılı Temmuz ila 2013 yılı Haziran ayları kira bedeli ve işlemiş faizini talep etmiştir. Davalı borçlu, kira bedellerini ödendiğini belirterek takibe itiraz etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine davalının itirazının 2.716 TL asıl alacak ve 161,93 TL işlemiş faiz üzerinden kaldırılması ile kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin alacak ve icra inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davaya dayanak takipte 2012 yılı Eylül ayı kirası da talep edilmiş olup, davalı tarafça 3.9.2012 tarihinde 1100 TL ödeme yapıldığı bildirilmiş, hesap dökümanlarında da bu tarihte davalı tarafından 1100 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Ancak karara esas alınan bilirkişi raporunda ilgili bu ödeme değerlendirilmemiştir. Mahkemece 3.9.2012 tarihinde yapılan ödemenin üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bununla birlikte İİK.nun 68/son maddesinde "itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde alacaklı diğer tarafın talebi üzerine icra inkar tazminatına mahkum edilir." hükmü yer almaktadır. Davalı, davanın reddi istemi yanında davacının haksız takip tazminatına hükmedilmesini de talep etmiştir. Mahkemece itirazın kaldırılması talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen icra inkar tazminatı isteği hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle kiralananın tahliyesine ilişkin kararın ONANMASINA, yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366. maddesi uyarınca kararın alacağa ve icra inkar inkar tazminatına yönelik olarak BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 19.03.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy