(2004 S. K. m. 363)
Dava ve Karar: İcra mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı, davacı vekili ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, tahliye talebinin feragat nedeniyle reddine, ... İcra Müdürlüğünün 2013/166 esas sayılı dosyasına yönelik itirazın kısmen kaldırılması ile 4.000.00 TL asıl alacak ve bu alacağa işleyecek yasal faiz üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili ve davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
1-İ.İ.K.nun 4949 Sayılı Kanunla değiştirilen ve 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 363.maddesinin 1.fıkrasının son cümlesine göre, uyuşmazlık konusu değerin 5.440,00.-TL'yi geçmediği, asıl alacak olarak hüküm altına alınan 4.000,00.- TL'nin kesinlik sınırında kaldığı anlaşıldığından mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur. Bu nedenle davalı borçlunun temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazına gelince;
Davacı kiralayan takip talebinde ve dava dilekçesinde, davalı-borçlunun 2009 ve 2010 yılına ait 1.200.00 -TL bakiye kira alacağı ile 2011 -2012 yıllarına ait ödenmeyen 13.600.00 - TL olmak üzere toplam 14.800 .00 -TL kira bedelini ödemediğinden hakkında takip başlatıldığını, borçlu yanca haksız olarak itiraz edildiğini, yapılan itirazın kaldırılarak kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı kiracı itiraz ve savunmasında cevap dilekçesinde, herhangi bir borcu olmadığını, borcu ödediğine ilişkin elinde banka dekontlarının olduğunu, ancak tüm ödemelerini banka aracılığıyla yapmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Dosya kapsamından icra takibinde istenen ve dava dilekçesinde belirtilen kira bedellerinin hangi aylara ilişkin olduğu anlaşılamamaktadır. Bu nedenle öncelikle davacıya eksik kira bedellerinin hangi aylara ait olduğunun ayrıntılı olarak açıklattırılması, bu açıklama doğrultusunda ödemelerin yapıldığı banka hesap özeti getirtilerek gerekirse bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde taraflardan peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy