(1380 S. K. m. 4, 5, 6, 7, 20, 36)
Dava: Su Ürünleri Kanununa muhalefetten sanık Şükrü hakkında yapılan duruşma sonunda 1380 sayılı Kanunun 20. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 36. maddesinin (d) bendinin 2. fıkrası gereğince 500 lira ağır para cezasıyla hükümlülüğüne, fabrikanın faaliyetinin men'ine, masrafları fabrikaya ait olmak üzere tasfiye tesisi yaptırılmak suretiyle zarar vermiyecek hale getirilmesine ve para cezasının teciline dair Gemlik Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.6. 1978 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından süresinde istenilerek depo parası ile şartı yerine getirilen dava evrakı C. Başsavcılığı'nın onama isteyen 27.9. 1978 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığa isnad olunan suçun unsurlarını oluşturan 1380 sayılı Su Ürünleri Yasasının (Sulara zararlı madde dökülmesi) başlıklı 20. ve Tüzüğün II. maddelerinde, (Su ürünleri veya bunları istihlak edenlerin veya kullananların sağlığına veyahut istihsal vasıtalarına, malzeme, teçhizat, alet ve edevata zarar veren maddelerin iç sulara ve denizlerdeki istihsal yerlerine veya civarlarına dökülmesi veya döküleceği şekilde tesisat yapılması yasaktır. Hangi maddelerin dökülmesinin yasak olduğu tüzükte gösterilir) hükmü bulunmaktadır. Maddenin açık yazılışından, suçun oluşması için, dökülmesi tüzükle tespit ve yasaklanmış maddelerin denizlerde istihsal yerlerine veya civarına dökülmesi yahut döküleceği şekilde tesisat yapılması şarttır Ayrıca Tüzüğün II. maddesinde, denize dökülen atık maddelerin analizlerinde uygulanacak yöntem tespit edilmiş bulunmaktadır.
Sanığa yüklenen suç, müdürü bulunduğu fabrikanın atık sularını önleyici tedbir almadan açılan bir kanalla denize akıtmak olduğuna göre, yukarda özetlenen unsurların olayda tahakkuk edip etmediğinin araştırılmasında zaruret vardır. Dosyada, atık su ve maddelerin 1380 sayılı Yasanın 4, 5, 6 ve 7. maddelerinde tespit edilen istihsal bölgesi veya civarı olduğuna dair bir bilgi bulunmamaktadır. Her ne kadar numune alınarak bunun üzerinde tahlil yapıldığı ve rapor tanzim edildiği anlaşılmakta ise de bu numunelerin 1380 sayılı Su Ürünleri Yasasına ait Tüzüğün II. maddesinde öngörülen şartlara uygun olarak alındığını tespite elverişli delile de tesadüf edilmemiştir.
Bu durumda, atık su ve maddelerinin denize akıtıldığı yerin istihsal bölgesi veya civarı olup olmadığının araştırılması, denizden numune alanların dinlenmesi suretiyle numunelerin alınış şeklinin tespiti, numuneler tüzükte tespit edilen şartlara uygun alınmadığı takdirde mahallen yeniden numune alınıp tahlilinin yaptırılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, depo parasının geri verilmesine 20.10.1978 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy