(1918 S. K. m. 27) (1615 S. K. m. 138)
Dava: 1918 sayılı Kanuna muhalefetten sanıklar Gazi ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda; sanıklar Gaziye Osman'ın hükümlülüklerine, diğer sanıklar Ercan, Mitat, Cömert ve Yaşar'ın beraatlerine, fayansların zoralımına, araçların iadesine dair, Erciş Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 9.5.1991 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Gazi, Osman vekili ve Hazine vekili tarafından süresinde istenilerek, sanıklar yönünden duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın red ve bozma isteyen 4.10.1991 tarihli tebliğnamesiyle Daireye verilmekle, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1918 sayılı Yasaya muhalefet suçlarında, Mal Müdürünün davaya katılmasına yasal olanak bulunmadığı gibi Hazine vekilinin bazı oturumlara girdiği halde usulüne uygun dilekçe vererek davaya katılma isteminde bulunmadığı anlaşılmakla hükmü temyize yetkisi de olamayacağından CMUK. nun 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin istem gibi reddine.
Sanık Osman vekili ile sanık Gazi'nin temyizine gelince:
Cezanın nev'ine göre sanıkların duruşmalı inceleme isteminin reddiyle evrak üzerinde yapılan incelemede:
Sınır ve kıyı ticareti, Gümrük Kanununun 138. maddesine dayanılarak Gümrük Yönetmeliğinin 1050 ve müteakip maddeleri ile düzenlenmiş ve 27.8.1990 tarihinde yürürlüğe giren Sınır ve Kıyı Ticareti Yönetmeliği ile de kapsamı genişletilmiştir.
Gerçekten Gümrük Yönetmeliği ile Km. olarak tayin olunan sınır ticareti çevresi sözü edilen Yönetmeliğin 5. maddesiyle sınır ve kıyı illeri olarak genişletilmiş ve bu alanın daha da genişletilmesine olanak sağlanmak üzere Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı bulunduğu Devlet Bakanlığı'na yetki verilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesinde bu ticareti yapabilecek kişiler yönünden açıklık getirilerek 5. maddede belirtilen illerde bir yıldan beri faaliyet gösterme veya oturma koşulu kabul edilmiştir ve 8. madde ile de ticaretin kapsamı her defasında 50.000 ABD. Doları olarak sınırlandırılmıştır. Yönetmelikte başkaca bir sınırlandırmaya yer verilmemiştir. Diğer bir deyişle, yönetmelik hükümlerine uyularak ithal edilen ticari eşyanın aynı ilde satışa arz edileceği veya tüketileceği konusunda kısıtlayıcı bir hüküm mevcut değildir. Olayımızda ithalatın yapıldığı yer, yapan kişi, eşya cinsi ve değeri yönlerinden mevzuata uygun olduğu mahkemece de kabul edilmiş olmasına göre satışa sunulmak üzere başkasıyla anlaşarak bölgedeki diğer bir ile nakil işini yasaklayan bir hüküm bulunmadığı dikkate alınmadan yazılı gerekçelerle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
a) Sanık Gazi hakkında 1918 sayılı Kanunun 49/2. maddesinin uygulanmaması,
b) Davaya usulen müdahil sıfatını almayan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücreti tayini,
c) Eşyanın zoralımına karar verilmekle yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde infazda tereddüt yaratacak biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık Osman vekili ile sanık Gazi'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.11.1991 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy