(213 S. K. m. 344, 359) (1918 S. K. m. 27, 45)
Dava: 213 sayılı Yasaya aykırı davranıştan sanık Orhan hakkında yapılan duruşma sonunda; TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair, İstanbul Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 3.7.1991 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil Hazine vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 8.2.1993 tarihli tebliğnamesiyle Daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İddianamedeki tavsife, Şişli Birinci Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.1989 tarihli görevsizlik kararı gerekçesine ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 3.5.1990 tarihli, 3. Ceza Dairesinin 24.4.1991 tarihli suç vasfı dolayısıyla görevle ilgili kararları münderecatına göre sanık hakkında ihracatta vergi iadesi ve diğer teşviklerden yararlanmak amacıyla gerçekte ihracat yapmadığı halde, yanıltıcı belgelerle yapmış gibi göstererek haksız vergi iadesi aldığı iddiasıyla dava açıldığı anlaşılmış olup dosyada bulunan 15.10.1985 tarihli vergi suçu 20.9.1985 tarihli ihracatta vergi iadesi raporlarında, sanığın yetkilisi bulunduğu ihracatçı U....... Dış Ticaret A.Ş.nin toplam 140.075 Dolarlık ihracatının gerçek dışı olduğu bu gerçek dışı ihracata dayanılarak 8.558.740 lira haksız vergi iadesi alındığının belirtilmesi nedeniyle, adı geçen ihracatçı firma adına gümrük çıkış beyannamelerini kimin imzaladığı gümrük işlerini takip edenlerin kimler olduğu, tesbit edilip beyannamelerde imalatçı firma olarak gösterilen firmaların ihracatçı firma adına vermiş oldukları faturalarla birlikte ticari defterleri de getirtilip tetkik edilerek faturaların firmaların ticari defterlerine işlenmiş gerçek mal alım satımına dayanan faturalar olup olmadıklarının saptanması, adı geçen ihracatçı firmanın daha önce de başka gerçek dışı ihracatları nedeniyle haksız vergi iadesi ve ihracat teşviklerinden yararlanıp yararlanmadığının araştırılması ve sonucuna göre ihracatçı firma yetkilisi olan sanığın, olayda sorumlulukları tesbit edilecek diğer firma yetkilileri, gümrük işlemlerini takip eden kişiler ve gümrük görevlileri imalatçı-tedarikçi firma yetkilileri ile birlikte fikri ve maddi dayanışma içinde veya önceden anlaşıp birleşmeleri suretiyle eylemin devamlılık arzedip arzetmediği de tartışılarak suçun 1918 sayılı Yasanın 45. maddesi aracılığı ile 27/2 veya 27/1. maddelerine uyan toplu veya teşekkül halinde kaçakçılık niteliğinde bulunup bulunmadığının tayini gerekirken yazılı gerekçe ile eylemin 213 sayılı Yasanın 344/2 ve 359. maddeleri kapsamında bulunduğu kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.03.1993 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy