(1918 S. K. m. 25)
Dava: 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar, Şefik ve Recep Karaman haklarında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüklerine ve zoralıma dair İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.11.1998 tarihli hükmün, Yargıtay incelenmesi hazine vekili, Cumhuriyet Savcısı, sanıklar vekili tarafından süresinde istenilerek, sanık Şefik yönünden süresinde diğer sanık Recep Karaman yönünden süresinden sonra duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 17.12.1999 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, sanık hakkında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanık vekili savunmasını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hazine vekili yetkili merciin olurunu, içeren hakim tarafından görülerek havale edilen 30.12.1998 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiği cihetle bu yönden inceleme yapılmasına yer olmadığına,
I- Dava konusu telsiz bakımından kurulan hükme yönelik olarak sanık Şefik ...nın temyizine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın suça konu telsizi gemilerden kumanya siparişi alma işinde ticari amaçla kullandığı ve eyleminin 1918 sayılı yasanın 25/2. maddesi kapsamında münferit ticari kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilerek anılan yasa maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kullanma kaçakçılığından hüküm tesisi, kabul ve uygulamaya göre de;
2- Suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri hafif olduğu halde normal kabul edilerek fazla ceza tayini,
II- Sanıkların toplu kaçakçılık suçundan mahkumiyetlerine yönelik olarak Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar vekili ile sanık Şefik ...nın temyizine gelince;
Sanık Recep Kahraman vekilinin temyiz süresi içerisinde verdiği süre tutum dilekçesinde duruşma isteği bulunmadığı cihetle yasal süresinden sonra yaptığı duruşma isteğinin REDDİNE, karar verilerek yapılan incelemede, sanıklarla ilgili olarak yapılan duruşma sonunda toplanan deliller karar yerinde irdelenerek suçlarının sübutu kabul edilmiş, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen sebep dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan sanıklar vekilleri, Cumhuriyet Savcısı ile sanık Şefik ...nın temyiz dilekçelerinde ve sanık Şefik vekilinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü sübuta, vasfa ve sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sonuç: Eylem tek olup hükmolunan gümrük ve tekel para cezalarının toplamı üzerinden tek bir nisbi harç tayini gerekirken gümrük para cezası için ayrı, tekel para cezası için ayrı hesaplanması suretiyle nisbi harcın fazla tayini, Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı, sanıklar vekilleri ile sanık Şefik temyiz dilekçelerinde ve sanık Şefik vekilinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık Şefik ...nın dava konusu telsiz bakımından kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile hükmün istem gibi BOZULMASINA, 05.04.2000 tarihinden oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy