(1918 S. K. m. 23)
Dava: 1918 Sayılı Kanuna muhalefetten sanıklar Şükrü Uğurlu ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda: Beraatlarına dair Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.1.2002 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil idare vekili tarafından istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının red ve onama isteyen 2.5.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Sanıklar Hasan Buyruk ve Mehmet Ali Sakarya haklarındaki temyiz talebi yasal süresinden sonra 14.3.2002 tarihinde yapıldığından, müdahil idare vekilinin bu sanıklara yönelik temyiz inceleme isteğinin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Müdahil idare vekilinin diğer sanıklara yönelik temyizine gelince;
4.2.2002 tarihli temyiz dilekçesinde, sanık Mesut Uğurlu'nun önadının Nevzat olarak belirtilmesi, 14.3.2002 tarihli temyiz dilekçesinde anılan sanığın ad ve soyadı doğru gösterildiğinden, yazım hatası olarak değerlendirilmekle tebliğnamedeki bu sanığa yönelik düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıklar Şükrü Uğurlu, Necdet Uğurlu, Baki Uğurlu, Burhanettin Uğurlu, Mesut Uğurlu ve Ali Uludağ'ın ortağı, yetkilisi ve çalışanı oldukları Aksa Araba Kiralama Sarayı Ticaret Sanayi A.Ş. firmasının Kırıkkale ilinde araba kiralama yatırımı yapmak istediğine ilişkin 24.10.1995 tarihli başvuru ile sağladığı 31.10.1995 gün ve 39651 sayılı Teşvik Belgesine istinaden % 100 yatırım indirimi ve % 100 gümrük muafiyetinden yararlanarak 50 adet Mercedes marka otomobili ithal ettiği halde, firmanın Kırıkkale ilinde herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, otomobilleri gelişmiş yöre olan Ankara'da bulunan şubesine naklettiği belirlenip, Ankara Kazım Karabekir Caddesinde bulunan firmaya ait şubede yapılan incelemede, araçlardan 2 adetinin firma ortaklarınca ithal amacı dışında özel olarak kullanıldığı, 19 Adet otomobilin kira sözleşmelerinde 72.000 ila 200.000 Alman Markı arasında değişen miktarlarda depozito alındığına ve araçların satıldığına dair şerhler bulunduğu görülmüş olup, kira sözleşmelerinde kiralama süresi ve kira ücreti ile ilgili bilgilerin bulunmaması, kira bedeli olarak yapıldığı belirtilen ve periyodik olmayan ödemelerin fatura tarihlerinin düzenlilik arzetmemesi ve aylık fatura tutarlarının genel piyasa koşullarına nazaran rayiç kira miktarlarının 10-15 kat altında sembolik rakamlar olması, keza kira sözleşmelerinde sonradan daksille kapatılan bölümlerde, bulunan satıldı ve depozito alındı yazılarının okunur durumda olması, depozito olarak alınan miktarların, otomobillerin o tarihlerdeki rayiç değerine yakın bulunması, kiralayan kişilerin mesleki çalışma alanları ve araçları ellerinde bulundurma süreleri dikkate alınarak, işlemlerin kiralama değil, satış vaadi ile devir olduğu ve gümrük vergilerinden muafen ithal edilen araçların, ithal amacı dışında kullanılıp, satıldığı böylece Aksa Araba Kiralama Sarayı Ticaret Sanayii AŞ. firması ortağı ve yetkilileri olan sanıklar yönünden toplu kaçakçılık ve araçları kiralama görüntüsü altında satış vaadi ile temellük eden sanıklar yönünden ise münferit ticari kaçakçılık suçunun oluştuğu gözetilip, sanıkların olaydaki fonksiyonları da tartışılarak, hukuki durumlarının buna göre tayin ve takdiri gerekirken, oluşa, dosya içeriğine ve yasaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 31.12.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy