(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 264, 317)
Dava: 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye muhalefetten sanık M. Ş. Aydın hakkında yapılan duruşma sonunda: Beraata ve iadeye dair A. 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 6.6.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından süresinde, müdahil vekili tarafından da süresinden sonra istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının ret ve bozma isteyen 04.06.2003 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Müdahil şirket vekilinin hükmü yasal süreden sonra temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK. nun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Duruşma tutanağının devamı mahiyetindeki 2.7.2001 ve 25.3.2002 tarihli bilirkişilerin kimlik ve yeminlerini içeren tutanakların, hakim ve zabıt katibi tarafından imzalanmamak suretiyle CMUK. nun 264.maddesine muhalefet edilmesi,
Dava konusu ürünler Müdahil Vekilinin şikayeti üzerine sanığın işyerinde satışa arz edilmiş vaziyette ele geçirilmiş olup, konuyla ilgili olarak bilgilerine başvurulan marka uzmanı bilirkişiler raporlarında sanıkta ele geçirilen suça konu eşyaların müdahil firma adına tescilli markayı taşıyıp taklit ürünler olduklarını belirttiklerine göre; sanığın yaptığı iş gereği bu tip markalı ürünlerin taklit olup olmadığını bilecek durumda bulunduğu da gözetilerek, oluşan suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, oluş ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy