7. Ceza Dairesi 2003/15830 E., 2004/4092 K.
"İçtihat Metni"
4389 sayılı Kanuna muhalefetten sanıklar, Özender ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda: Sanık Ayhan hakkındaki davanın tefrikine, sanıklar Aysun ve Mustafa'nın beraatlerine, sanıklar Özender ve Necati'nin hükümlülüklerine dair (İstanbul Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.4.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, müdahil fon vekili, sanıklar Mustafa tarafından süresinde İstenilerek, sanıklar Necati ve Özender vekilleri yönünden duruşmalı inceleme İsteğinde bulunan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının red ve onama İsteyen 1.10.2003 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, sanıklar Özender ve Necati haklarında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliği ile karar verildikten, Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve Necati ve Özender vekilleri savunmalarını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Nihai hüküm niteliğinde bulunmayan tefrik kararının temyizi kabil bulunmadığından sanık Ayhan vekili ve müdahil vekilinin bu sanığa yönelik temyizi ile, hükmün gerekçesine yönelik temyizi olmadığından temyizde hukuki yararı bulunmayan sanık Mustafa vekilinin temyiz İsteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca İstem gibi REDDİNE,
II- Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, müdahil fon vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar Aysun ve Mustafa'nın beraatlerine dair hükmün İstem gibi ONANMASINA,
III- Sanıklar Özender ve Necati vekili ile, müdahil fon vekilinin bu sanıklara yönelik temyizine gelince;
Sanıklar hakkında yapılan duruşma sonunda toplanan deliller karar yerinde irdelenerek suçlarının sübutu kabul edilmiş, cezayı artırıcı ve indirici sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen sebepler dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan, sanıklar vekilleri ve müdahil fon vekilinin temyiz dilekçelerinde, sanıklar Özender ve Necati'nin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri sübuta ve sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- iddianame ile, 9.8.2001 ve 20.8.2001 tarihli soruşturma raporları kapsamında olan dokuz mudi hesabında gerçekleştirilen usulsüz işlemlerin dava konusu yapıldığı gözetilmeden, ek iddianamede düzenlettirilmediği halde, yargılama aşamasında müdahil fon vekilinin başvuru niteliğindeki dilekçesi ekinde ibraz ettiği soruşturma raporlarında belirtilen banka zararınında hükme esas alınması,
2- Bankada bireysel pazarlama yönetmeni olarak görevli olduğu anlaşılan sanık Özender'in görevinin normal fonksiyonu gereği kendisine tevdi olunan veya muhafazası, denetim veya sorumluluğu altında bulunan bankaya ait bir para olup olmadığı araştırıldıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, ortaklaşa saklama uygulama esasları, bireysel bankacılık yönetmeni ve bireysel pazarlama yetkililerinin genel görevlerini içeren yönergeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanık Özender'in, müşteki hesaplarındaki paraları oluşturduğu havuz hesaplara virman yapmak, örtülü ortağı olduğu firmaların borçları karşılığında alacaklı şahıslara havale çıkarmak ve tediye fişlerindeki sahte imzalarla nakit çekmek suretiyle atılı suçu işlediği belirtildiğine göre, zimmetin normal denetim ve bankada mevcut kayıt ve belgelerin karşılaştırılması ve kontrolü sonucu tespit edilip edilemeyeceği, suçun banka dışı araştırmayı gerektirecek derecede bankayı aldatıcı ve fiilin açığa çıkmasını engelleyecek her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenip işlenmediği hususlarında konusunda uzman bilirkişilere inceleme yaptırılarak, elemin basit yada nitelikli zimmet vasfında olup olmadığının belirlenmesi ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, gerekçesi de gösterilmeden eylemin basit zimmet suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanıkların tecziyesine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
4- Banka zararının sanıklardan tazminine karar verildiği halde nisbi harca hükmedilmemesi,
5- Nisbi vekalet ücretinin eksik tayini ve 4667 sayılı Kanunun 77. maddesi ile değişik 1136 sayılı Kanunun 164. maddesi nazara alınmadan maktu ve nisbi vekalet ücretlerinin müdahil fon vekili yerine, müdahile verilmesine hükmolunması,
Yasaya aykırı ve,
6- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5020 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2 madde fıkrasındaki "22. maddenin 3 ve 4 numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan 1 numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" şeklindeki düzenleme gözetilerek, görevsizlik kararı verilip dosyanın Kayseri Birinci Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesinin gerekmesi,
Bozmayı icabettirmiş olup, sanıklar vekilleri ve müdahil fon vekilinin temyiz dilekçelerinde, sanıklar özender ve Necati'nin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kısmen İsteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 24.3.2004 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy