(5411 S. K. m. 164, 168) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 12)
Dava: 4389 sayılı kanuna muhalefetten sanık Gülbin Ecevit hakkında yapılan duruşma sonunda; Hükümlülüğüne dair İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 7.8.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil vekili ve sanık müdafii tarafından süresinde istenilerek sanık müdafii yönünden duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 31.5.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle sanık hakkında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanık müdafii Av. Muzaffer Sarı savunmasını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Hükümden sonra 1.11.2005 gün 25983 mükerrer sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 168. maddesinin A fıkrası ile bu kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere 18.6.1989 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile ek ve değişiklikleri ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12. maddesinin b fıkrası ile de 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ve bütün ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasaların belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesinde bu kanunda tamamlanan düzeltici, iyileştirici ve kısıtlayıcı önlemler almamak, işlemlerin kayıt dışı bırakılması ve gerçeğe aykırı muhasebeleştirme ve zimmet suçları ile sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, bankacılık ve müşteri sırlarının açıklanması, bankacılık faaliyeti çerçevesinde işlenen nitelikli dolandırıcılık, bu suçların işlenmesi amacına yönelik olarak örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, fiilin işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir hükmü düzenlenmiş bulunduğundan, görev husususun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı icabettirmiş, müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ile duruşmalı inceleme sırasında öne sürdüğü temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 15.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy